FB etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
FB etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Temmuz 28, 2011

Emenike Spartak Moskova'da.

Su testisi su yolunda kırılır:) Fenerbahçe bu transfer ile genel olarak bir şeyleri kabul etmiş oluyor.

Temmuz 14, 2011

Fenerbahçe 2011/12 Formaları






Davanın gölgesinde yeni formalar 19 Temmuz'da satışta. Kiğılı'nın açıklamasına göre satışlar son olaylardan sonra %100 artmış. Formalar da büyük ilgi görür muhtemel. Turkuaz çubuklu çok şık gözüküyor. Sırttaki reklam aşağıya inecek denmesine rağmen takımlar ısrarla üst tarafa yazıyor reklamı. Lig başlayana kadar anlayamayacağız sanırım, o da başlayabilirse tabi.

En alttaki forma Volkan'ın. Bu sene satışa çıkıyormuş kaleci forması.
Kaynak: fenerbahce.org

Temmuz 11, 2011

Metris #2

Metrisin önünde durdum, hasretim yerlere vurdum,
Ben dağlarda uçan kuştum, kanatlarımdan vuruldum.

Temmuz 10, 2011

Metris



Şu Metris'in önü, bir uzun alan,
Bir tek seni sevdim, gerisi yalan.

Haziran 17, 2011

Helal Olsun.

Futbolun olmadığı sezonda bizi heyecanlandırıp, ümitlendirenlere helal olsun. Bütçe farkı ve sakatlıklara rağmen buraya kadar gelip, Euroleague kapısına getirenlere helal olsun.

6 maçta, özellikle de son 4 maçta basketbol ziyafeti çektiren tüm basketçilere helal olsun.

Mayıs 27, 2011

Teknik Direktörü Kurtaran Adam #2

Geçen sene Robben için yazmıştım bu başlığı. Van Gaal'i kurtarmıştı geçen sene ama Bayern ve Dünya Kupası performansının ve sakatlıkların üstüne bu seneyi kaldıramadı, O kaldıramayınca Van Gaal de yalan oldu.

Aynı durum bu sene Aykut Hoca'nın şansıydı. Alex çıktı sahneye. Alex olmasa Aykut Hoca çoktan yolun sonunu görmüştü. Alex'in asistleri saymazsak sadece golleri Fener'e 17 puan kazandırdı bu sezon. Geldiğinden beri bir Brezilyalı'dan belki de hiç beklenmeyecek şekilde istikrarlı.

7.sezonunda ilk kez 40 maçın altında sahaya çıkmış Alex bu sene. Zaten kupada oynamayınca Fener de erkenden veda etti kupaya. Sezon başındaki Aykut-Alex gerginliğinde bir çok kişi, Aykut Hoca'nın tarafındayken, son 2 sezona bakıp yeter Alex derken, Alex ben bitmedim dedi alenen. Tabi yönetimin baskısı varmış bu noktada Aziz Yıldırım'ın söylediğine göre.

38 maç 28 gol. 12 de asist var. Geldiğinden beri 294 maç 151 gol. Türkiye'de en çok iş yapmış yabancı, istatistiksel olarak o kesin.

Seneye bu performansı ne kadar sergiler ya da sergiler mi ona bakacağız ama yaşı iyice geldi. Asıl sorun Alex futbolu bıraktıktan sonra yeri nasıl dolacak?

'Geldiğinde boşluk dolduranlardan değil, gittiğinde yeri doldurulamayanlardan ol.' Fenerliler ve Alex arasındaki ilişkiyi en net açıklayan cümle bu olur herhalde.

Aralık 22, 2010

Alex Efendi


Gidecek mi, kalacak mı derken Alex bu sezon 19u ilk 11, 21 maça çıkmış. 12 gol 3 asist ama oyunda olduğu dakikalarda atılan bir çok golde pozisyonun yakınlarında, golleri tekrar izlerseniz, ya topun üzerinden atlarken, ya da atağı başlatan adam olarak görürsünüz.

Zaten Alex'siz dakikalarda sadece 3 gol atmış Fenerbahçe, hiç oynamadığı Konya ve kupada Ankaragücü maçlarında da 6 gol. Sonradan oyunda girdiği Trabzon ve Buca maçlarında ise skor 3-2 iken girmiş ama Alex de kurtaramamış Fener'i. Oyundan çıkarken galip ya da berabere durumda olduğu Beşiktaş, Kayseri ve Young Boys maçlarında Fenerbahçe gol yemiş. Yani yıllardır oyunu ileride tutacak adam tarifine %100 uyuyor Alex.

Bir dert var ortada. Ama o dert Alex'in gidip kalması değil gibi. Alex yokken gol atmakta bile zorlanan bir takımda, Alex'in tartışılması çok garip. Tartışılması gereken, bu kadroya rağmen bir türlü Alex'siz oynayamayan bir takım oluşturamayan Aykut Hoca olmalı sanırım. 17 maçta 9 gol atan takımdan bir maçta 3 gol yemek tartışılmalı. Eğer bu gidip kalma savaşıysa bu savaştan Alex'in galip çıkması muhtemeldir.

Bir Van Hooijdonk ya da yaptıklarına rağmen bir Lugano kadar sevilmeyecek belki ama Fenerbahçe tarihinin tartışmasız en yararlı yabancısı giderse, bizim Hagi'den beri aradığımız 10 numarayı Fenerbahçe de çok arayacaktır.

O da farkında bunların zaten, kendisi Türkçe konuşmamasına rağmen kızına İstiklal Marşı okutmak ya da Lefter için twitlemek bizim millet olarak en sevdiğimiz hareketlerdir.

Avrupa'da ya da memleketinde kazanamayacağı parayı vermek de bize göre tam. Bunun sebebi sadece vergi almamak bile olsa. Ama sonuna kadar hak ediyor mu deseler, kimlere tonlarca para verdik, Alex'e bundan fazlası bile helal derim. Dikiş tutturamayan yabancıların para kazanma memleketinde kazandığının hakkını veren ve izlenebilir sayılı adamlarından. Yürü Alex Efendi.

Kasım 11, 2010

Mourinho'dan Öncesi De Varmış.




90/91 sezonu sonları Lucescu Dereağzı'nda. Dostluk amaçlı gelip tesisleri görünce fikrini değiştiriyor. Ve ardında 2.bomba geliyor. Lacatus ve Dan Petrescu'yu yanında getiriyor.

Dostluk amaçlı gelip, bir kaç saat içinde transferlere bile karar verecek hale gelmesi Türk gazeteciliğinin zerre ilerlemediğini gösteriyor. Fenerbahçe'nin tesisleri o dönemde iyiymiş, şu an da iyi.

Fenerbahçe'de o sezon Hiddink gitmiş, yerine Erol Togay ardından da Tınaz Tırpan gelmiş. Lucescu ise Pisa'da çalışıyor. Habere göre Liege ve Brugge'den teklif alıyor ama bir sonraki sezon Brescia'da göreve başlıyor. Fenerbahçe'de ise Josef Venglos geliyor göreve.



Kaynak: Milliyet, 9 Mayıs 1991.

Ekim 24, 2010

Deja


Vu'su başka bahara artık, ama en azından seri bozuldu. Son 20 sezondur Fener'e karşı en başarılı hoca olmayı devam ettirdi Hagi. Aykut ise yerli antrenörlerin derbilerde çektiği sıkıntılara takıldı. Sabri-Ayhan-Sarp-Servet ve Hakan Balta'ya rağmen iyi puan. Takımın geri kalanı iyi oynayınca zayıf halkalar ortaya çıkıyor. Zaten o kadar bedduaya fazla dayanamaz Balta-Servet ikilisi. Sabri de nerede şu çekip nerede pas vereceğini öğrenirse kalsın.
Hagi, Rijkaard'ın mirasını iyi değerlendirecek gibi gözüktü ilk maçta. 6 sezon önce kaybettiğimiz 1-0'lık maç sonrası, 1 kez Gerets'le sadece 1 devre iyi oynayabilmiştik bu stadda, ligde.
Sadece Conceiçao ve Hakan Şükür'lü kadrodan beri köprünün altından çok su aktı. Misimovic, Elano ve bugün transfer edilmiş gibi oynayan Pino. Kewell-Baros-Arda dönüşü ve Sarp-Ayhan orta sahası değişimi Galatasaray'ı bu girdaptan çıkarabilir diye düşünüyorum. Takımın tekrar pres yaptığını görmek ayrı güzel. Maçın yıldızları Volkan ve Pino'dur net.
Fener bir ilke imza attı ve yeni transferler Galatasaray'a gol atamadı bu kez. Alex Son dönemin bana göre en güzel, tarafsız birine göre en dengeli Saraçoğlu derbisiydi. Bugün bir Beşiktaş'lının Saraçoğlu'ndan ayrıldığı gibi rahatım yıllar sonra:)
PS: Aykut ile Fenerbahçe hiç bir önemli maçı kazanamadı daha. (YBoys-Paok-TS-BJK-GS). İlerisi için tehlike gibi gözüküyor.

Derbide Son 20 Sezon.

Rakamlar yalan söylemez. Son 20 sezonu analiz edince birçok parametrenin sağlaması yapılmış oldu.
- Fenerbahçe'nin evinde son 10 maçını kazanması aslında çok şaşırtıcı değilmiş zira son 20 senede Galatasaray o staddan sadece 2 kez galip ayrılabilmiş.
- Fenerbahçe golleri 2 yarıda da dengeli ancak Galatasaray ilk yarılarda daha az gol atıyor. Zaten son bir kaç maçtır erken gelen gol yıkıyor Galatasaray'ı. Bu akşamda aynısı beklenebilir.
- Galatasaray son 20 yıldaki Fener'e karşı en başarılı hocasıyla çıkıyor maça, Fenerbahçe ise yerli hocalarla Galatasaray'a karşı genelde başarılı değil.
- Geçen sene Fener 11 sezon sonra penaltıdan gol atmış. Galatasaray'ın ise en son 2000/01'de 4-4'lük kupa maçında penaltıdan golü var.
- Fener'de yeni transferler ve kaleciler hariç neredeyse oynayacak herkesin Galatasaray'a golü var. Galatasaray'da ise oynayanlardan sadece Ayhan-Hakan Balta ikilisi Fener'e gol atmış, ki kadroda ikisi hariç bir tek Arda'nın 1 golü var. Asıl golcüler teknik ekip bugün. Alex 5 golle futbola devam edenler arasında en golcü oyuncu 2 takım arasında. Aykut Hoca da 9 golle en golcülerde 3.sırada. 1.sıra Hakan Şükür'de.
- 52 maçta tek kendi kalesine golü Galatasaray'da Emre Aşık atmış. Şaşırmaya gerek yok:)
- Maç başı gol ortalaması 3'e yakın. 52 maçta 150 gol görmüşüz. Sadece 3 maç 0-0 bitmiş.
- Şampiyona bazında bakınca hangi takımın neye daha çok önem verdiği de ortaya çıkıyor. Ligde Fener'in ezici üstünlüğü var. Ancak kupalarda 8 eşleşmede Galatasaray 5 kez gülmüş. 2 Türkiye Kupası Finali ve 1 Cumhurbaşkanlığı Kupası almış Fenerbahçe'den. Fenerbahçe ise 1 Başbakanlık Kupası kazanmış, 2 kez de yarı-finalde Galatasaray'ı elemiş.
- Sarı kartlar 2 ekipte de aşağı yukarı aynı ancak kırmızıda Galatasaray ciddi fark atmış.
- Üstüste galibiyet ve namağlubiyet serilerinde Fenerbahçe net olarak üstün.
- Bunların ışığında maça bakarsak Fenerbahçe erken gol bulup maçı koparabilir. Baros-Kewell-Arda'nın olmayışı dezavantajın tillağı diyebiliriz. Alex'in maçın adamı olması muhtemel.
- Fenerbahçe'nin tek dezavantajı Galatasaray'ın yabancıları. Kendilerine hem taraftara hem de yeni hocalarına beğendirmek isteyeceklerdir. Derbilerde daha kötü durumda olan takımların kazandığı da bir gerçek. Kendisini kurtarmak isteyen için büyük fırsat.
İşte Detaylar ;











Ağustos 19, 2010

Manken Değil Futbolcu İstiyoruz.

Acaba çok mu şey istiyoruz. Koca Sarı-Lacivert, maviye, Koca Sarı-Kırmızı her sene başka bir renge mi bürünecek? Chao erken davranmış ama ben sadece Galatasaray'a değil, Fener'e de geydirme tarafındayım işin.
Turuncu dedik tamamdır, mor rakibin psikolojisini bozuyor o da okey ama aynı adama 3-4 forma satacam diye de takımın ruhuyla bu kadar oynanmaz. Aslan logosu mu kazanacak maçı? Fener kaç kez mavi forma giymiş?
Ben söyleyim 3. 3 maçta galibiyet yok. GS, mercandı, aslandı derken Belgrad'da 2'yi yiyemediği için 5 atmış 1 kez, diğerleri hezimet. Biz sarı-lacivert biliriz, sarı-kırmızı biliriz. Her maç futbolcuları manken gibi pazarlama mecrası haline getirirsen, tek derdin para kazanmak olursa, Karpatların kıytırık takımıyla berabere kaldık diye sevinirsin. Fener'in daha açıklanmayan yeşil forması var TFF kataloğunda. Onu giyecek maç kalacak mı bakalım.
Eskiden altın forma, füme forma da gördük ama en azından bir şekilde belirgin bir sarı-kırmızı vardı ve zaferler kazanıldı o formalarla.
Tabi bir forma yüzünden mi yenemiyor bu takımlar diye soracaksınız? Cevabı basit. Bu formaları bu hale getiren adamlar yönetiyor bu takımları. Kendi ruhlarını bilmem ama bu takımların ruhu parayla satılmaz. Zaten o paralarla da bir şey yapamıyorlar.
İlle bir renk seçip forma yapacaklarsa, forma değil T-Shirt yapsınlar. Onu alalım ama şu renklerle oynamasınlar artık. Zaten her mağlubiyette uğursuz deyip rafa kalkıyor formalar. Masrafa yazık.
Bu arada ilk gördüğümde dikkat etmemişim, Stoch ablayı fena kesiyor.

Ağustos 18, 2010

Bir Devrin Sonu; Fener'in Güney Amerikalıları.


Aziz Yıldırım döneminde, Sergio Nerves ve Simao ile başlayamayan, Ortega ile devam eden ve muhtemelen Aykut tarafından sona erdirilecek 'Brezilyalılar öldü' temalı Güney Amerikalılar devri.
Aziz Yıldırım geldiğinden bu yana Fenerbahçe Futbol Takım'ına 46 yabancı transfer edilmiş. Bunların 19'u Güney Amerikalı (16 Bre, 1 Arj, 1 Şili, 1 Uru). 7 Afrikalı, 13 Doğu, 6 Batı Avrupalı, 1 de Asyalı (İsrail).
Sergio Neves 1998'de, Simao 2001'de, Ortega ve Washington 2002'de gelenler. Daha sonra transferde ağırlığı olduğu gibi Güney Amerika hatta Brezilya alıyor.
G.Amerikalı/Toplam Transfer
2003/04: 3/6 (Aurelio, Luciano, Nobre)
2004/05: 2/3 (Alex, Fabiano)
2005/06: 0/1
2006/07: 4/5 (Lugano, Edu, Deivid, Matheu)
2007/08: 3/3 (Roberto Carlos, Vederson, Maldonado)
2008/09: 0/2
2009/10: 3/3 (Cristian Baroni, Andre Santos, Bilica)
2010/11: 0/3
Son 8 senede yapılan 26 transferin 15'i yine Güney Amerikalı. Sadece Appiah'ın geldiği 2005/06, Aragonesli transfer döneminde Güiza-Josico ve içinde bulunduğumuz dönem de Dia, Niang ve Stoch Güney Amerikalı olmayan yabancılar.
Kadroda ise 2001/02'de 9 yabancının 1'i, 2002/03'te 6 yabancının 2'si;
Latin/Toplam Yabancı
2003/04 3/5 (2 Bre,1 Arj)
2004/05 4/6 (4 Bre)
2005/06 4/6 (4 Bre)
2006/07 5/7 (4 Bre,1 Uru)
2007/08 8/10 (6 Bre,1 Uru,1 Şil)
2008/09 7/9 (5 Bre,1 Uru,1 Şil)
2009/10 8/9 (7 Bre,1 Uru)
2010/11 6/10 (5 Bre,1 Uru)
Avrupa'da Brezilya ekolünün terk edilmeye başlanıp, Arjantin-Uruguay ekollerine geçilmeye başlandığı dönemde Türkiye'de Brezilya esintisi çok normal. Geç geliyor bize biraz her şey. Genel olarak o bölge sıkıntılı, Avrupalılar kadar iş ahlakı olmaması, alemcilikleri vs. tamam ama son 1-2 yıldır Fenerbahçe için dillere pelesenk olmuş 'Bu kadar Brezilyalı bir takıma çok', Alex koşmuyor, Andre Santos göbek yapmış, Cristian yetersiz söylemlerini 2 çok koşan-yırtıcı Afrikalı çözebilecek mi? Onlar da Alex olmadan ne kadar oynayabilecekler. Ya da Aykut'un taktiği sorunları çözebilecek mi? Önümüzdeki aylarda göreceğiz ama takımda hala 5 Brezilyalı olduğunu da unutmamak gerek. Deivid olmasa da Bilica-Alex-Andre Santos'a muhtaç Fenerbahçe hala. Fenerbahçe'nin son 46 yabancısı Foto Galeri.

Derken edit geldi. Yazıdan 24 saat geçmeden Deivid gönderildi. Kaldı mı dohuz.

Ağustos 15, 2010

Niang'sın Dideden.

Bu espriyi Fotomaç-Fotospor'dan önce yapmayı bir borç bilirim. Resmi açıklamadan sonra hayırlı olsun diyebiliyoruz, dört başı mamur ligimize renk katması dileklerimizle beraber.
Sözün orjinaline gelince;
'Nihansın dideden ey mest-i nazım' anlamı da 'Gözden uzaksın, gizlisin ey nazıyla mest olmuş yarim, bana sensiz bir dünya da can neyime gerek.' Kısmen olmuş aslında. Yarın manşetten verilmesine...
Demirören'in Quaresma için 'Türk futbol tarihin en büyük transferi' şişirmesinden sonra, Mosturoğlu'nun Niang için 'Fransa'nın en önemli oyuncusu' demesine hiç şaşırmıyorum. Türk Futbol'u için yoğurdu üfleyerek yeme vakti gelsin artık. Ne önemli oyuncular, ne büyük transferler harcadı bu ülke.

Ağustos 13, 2010

Serkan-A.Gücü-F.Bahçe Üçgeni


Ben mi çok fesatım yoksa olayın tarafları mı beni buraya itiyor bilmiyorum. Açıkcası duman çıkmadan da yazmak istemedim...

Haftabaşı Ankaragücü Yönetim Kurulu ani bir kararla Serkan Kırıntılı'nın kontratını feshetti. Burda hazımsızlık başladı bende işte. Aynı Ankaragücü, bundan sadece 10 gün önce Karşıyaka ile Haziran ayında sözleşme imzalyan Özden'in aklını kamp sırasında çelmiş, Özden'in ve menajerinin Karşıyaka'dan aldığı paraları geri ödemiş ve hatta 100 bin TL de bonservis ücreti ödemişti.

İşte aklıma dönüp dolaşıp bu takılıyor. Ortada fol yok yumurta yokken Ankaragücü'nün 32 yaşındaki Özden'e 100 bin TL bonservis ödeyip Serkan Kırıntılı'yı bedelsiz serbest bırakması. Benim nazarımda, eğer biraz bu ligin piyasasını kestirmişsem Serkan -bu mevsimde bile- akşam pazarı 700-800 bin TL'den az paraya alıcı bulmaz. Yeni ihaleden sonra hele lige yeni çıkan takımlar dahi rahat rahat talip olup bu bedeli ödeyebilir...

Artık zaten lekesiz halleri kalmayan Gökçek Hanedanı'nın A.Gücü'nden gönderilen Serkan ile Fenerbahçe'nin adı anılmaya başlayınca ise taşlar yerine oturmaya başlıyor. "Fenerbahçe Serkan'a o bonservisi vermek yerine, Gökçek ailesine 250 bin TL açıktan para ödemiş olabilir mi?" diye sorsanız bana, cevabım net olarak "hayır" olamıyor. Bu teklifin F.Bahçe tarafından geldiğine inanmıyorum kesinlikle ama bir tarafı olmak da yeterince sevimsiz duruyor.

Benim anlamadığım, medya mı aşırı parselli de bu sorular hiç dönmüyor, yoksa ben mi yeterince takip edemiyorum? Geçen sene etik transfer dersi veren F.bahçe ve Kayserispor geçen sene Beşiktaş'ı suçladıkları şekilde bir transfer üzerindeler ve bunu gururla basınla paylaşırken, kimse mi sormuyor "Agalar nasıl olacak bu iş?" diye. Bu kadar mı balık hafızalıyız ki Aziz Yıldırım'ın geçen sene yaptığı transfer şovunu bu sene de Niang için beklemiyoruz. Mesafe uzak diye mi adamlarıyla alıp getirmiyor, Jipiyle şoförlük yapmıyor???

Umarım benim ki sıcakların yoğunluğundan oluşan bir "kolay nem kapma sendromu"dur da bir sene daha lig başlamadan kirlenmeye bir fiil şahit olmuyoruzdur...

edit: Pedro sağolsun Gökhan Emreciksin transferini hatırlattı ve bir Bolulu olarak şahit olduklarını şöyle özetledi : "abi aynı olay gökhan emreciksindede olmuştu. ama o sırada bolusporun transferden pay almaması adına (%40 sonraki transferden pay vericelekti boluya.) adına gökhan emreciksinin sözleşmesi fesh edilmişti. sonra bolu şikayet edincede hemen şükrü saraçoğlunda hazırlık maçı tertip edildi ve 2 adet otobüs ikram edildi. Bolulu olduğumdan biliyorum."


*Yalnız Gökhan transferinde sanırım Gökçekler henüz ele geçirmemişti A.Gücü'nü...

Ağustos 04, 2010

Fotomaç Kafası


Fotomaç'ın F.Bahçe'nin elenmesine attığı sanal manşet. Biz bunu Aykut top oynarken yapardık, hala mı aynı kafa???

Temmuz 01, 2010

Çok Şükür.

Galatasaray tarihinin belki de en karaktersiz adamından kurtulmanın dayanılmaz hafifliğini yaşıyorum. Atletico, Fenerbahçe ve Manisa maçlarında yaptıklarından sonra diğer maçlarda oynamasına izin veren yönetimin Caner'i almaya kalkacağından korkuyordum. Ama korktuğum başıma gelmedi. Rahatladım. Fener'e hayırlı olsun. Varını yoğunu ortaya koyacağından eminim. Sevmediğimiz Emre bile 1000 tane Caner eder zannımca.

Haziran 11, 2010

Bir İhtimal Daha Var.

Harry Kewell'la tamamen iplerin kopmadığını söylemiş, Adnan Polat. O bölgeye transfer yapıp, uyum sağlamasını ya da iyi çıkıp çıkmayacağını beklemektense, yarım sezon oynayan Harry Kewell her türlü tercih edilmeli. O yokken, oraya Arda'yı koymak akıl edilirse, Kewell'ın sakatlıkları hiç sıkıntı yaratmaz. Biz de sevdiğimiz 19 numarayı takımda görmeye devam ederiz. Tribünde bile oturup €1,5m alsa, oynayıp €3-4m alanlardan daha yararlı olacağı kesindir.
Dünya Kupası'nda izleyin, ona göre karar verin diyebilen bir sıfır egoyu takımda tutmamak saçmalıktır. Tabi, freeye alışan Galatasaray Yönetimi, Joe Cole'u getirecekse, o zaman farklı düşünebiliriz. Ancak Joe Cole Galatasaray'da transfer haberinin, Arsenal'le sözleşme imzaladıktan sonra Fotomaç ya da Fanatik'te çıkacak bir asparagas olduğunu düşünüyorum.
Stoch transferi için Fener'in centilmenlik anlaşmasını bozduğunu da eklemiş Adnan Polat. İlk değil son da olmayacak. Ama daha ucuza almak varken fiyat yükseltmek CM'de bile düşülmeyen hatalardan. Sanıyorum stratejik bir planlama sonucu, eski bir apaçi numarası, yapılan. Bir nevi son hafta hezimetinin üstünü örtmeye çalışma. Eskiden sıkça uygulanan bir güç gösterisi. Kolay değil, yıllar sonra Figer'siz bir transfer yapılıyor.
Bonservis için net bir rakam yok ortada ama Gio'nun €6.5m, Jo'nun €4.5m gibi rakamlara kakalanmaya çalışılan Türk Futbolu açısından Stoch için verilen (€7.5m-€9m) arası bir rakam iyi gibi dursa da her zaman bu paralara alınacak daha iyi futbolcular olduğundan, tüm transfer dönemlerinde yaşadığımız cm kafasını tekrar yaşadığım da bir gerçek. Ancak Elano'nun €8.75m'una kıyaslarsak da Dutchman'in yazdıklarına göre bu paraya değer Stoch. Yine de 21 yaşında bir yabancı oyuncunun Türkiye'de kendini geliştiremeyip, 1-2 sene çok daha az bir rakama Avrupa'da bir kulübe gidip orada patlama yapacağı ihtimalini vurguluyorum. Twente'de yaptıklarının Bursa'da Ozan İpek'in yaptıklarından farklı olduğunu sanmıyorum. Gerçi bu sene O Ozan İpek'ten Fenerbahçe'de yoktu, o da ayrı.
Teorim ters teper, uyum sağlayıp, iyi ve istikrarlı oynarsa marka değeri süper yüksek, Güizalı, Elanolu, Nobreli, Teofilolu ligimden biraz daha zevk alırım. Hele bir de 1-2 sene sonra bol sıfırlı bir Anelka-Okocha etkisi de yaratırsa, oyuncu yetiştiren bir lig oluyoruz bile diyebilirim.
Stoch transferi biraz da Schuster'in önüne geçti. 1-2 haftadır dillerde Schuster, belki ondandır ama bugün çıkacak gazetelerde yanında Guti'nin dışında bir ya da bir kaç Real'linin getirileceğini tahmin ediyorum. Şöyle afili 1-2 isim yazılırsa tirajlar hissedilir derecede artacaktır.

Haziran 10, 2010

Miroslav Stoch Fenerbahçe'de.


Neden bu kadar peşinde koşuldu anlamadım. Pek büyük bir transfer gibi gelmiyor. Zira, Türkiye'ye gelmek hatta büyük takıma gelmek için çok küçük yaş, 21. Biz kendi gençlerimizi yerden yere vurup, gelişimlerini engellemek için elimizden geleni yaparken, sanırım hem yabancı hem genç birini de yalnız bırakmayız.
En azından izlenecek biri olsun diye bekliyoruz. Dünya Kupası'nda ön testini yapmış oluruz. Twente ile şampiyonluk tatması avantaj olabilir. Ama nasıl oynayacak, sol açık mı, attaking midfielder mi? Alex mi, Andre Santos mu bir başka deyişle.
Related Posts with Thumbnails