Avrupa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Avrupa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ekim 05, 2011

Udinese Hits

Hep Porto'yu konuşuyoruz ama Udinese'de son yıllarda Porto gibi dolduruyor kasasını. Al, yetiştir, kirala, sat. Bu arada ligin ilk yarısında yer alıp, ara sıra Şampiyonlar Ligi, genelde Avrupa Ligi'nde oynamak, futbolcuları tanıtmak.


Porto kadar pahalıya satamasalar da gelir ciddi. Alexis'ten gelecek potansiyel €13m'luk bonus var. Alexis'e kadar yıllık ortalama getiri de lider Marcio Amoroso. Senelik €9m'a yakın kar etmiş Udinese. Ardından Stefano Fiore, Quagliarella ve Gökhan İnler geliyor. Porto'ya yetişmek için iyi bir stad ve Serie A ya da Avrupa'da başarı gerekiyor Udinese'ye. Sonra gelsin paralar...


Satış / Oyuncu / Geliş (€) / Gidiş (€) / Takımda Kaldığı Sezon
11/12 Alexis Sanchez / 3m / 27,15m / 4
11/12 Gökhan İnler / 1m / 17,5m / 4
11/12 Simone Pepe / - / 10,1m / 5
11/12 Christian Zapata / 0,5m / 7,5m / 6
11/12 Marco Motta / 1,45m / 8,45m / 5
10/11 Felipe / - / 9,3m / 8
09/10 Fabio Quagliarella / 7,3m / 18m / 2
08/09 Andrea Dossena / - / 9m / 2
08/09 Asamoah Gyan / - / 8m / 5
07/08 Vincenzo Iaquinta / - / 11,3m / 7
07/08 Sulley Muntari / - / 10m / 5
05/06 David Pizzaro / - / 12m / 5,5
05/06 Marek Jankulovski / - / 8,5m / 3
01/02 Stefano Fiore / 9,7m / 25m / 2
99/00 Marcio Amoroso / - / 28m / 3
98/99 Oliver Bierhoff / - / 12,5m / 3
97/98 Thomas Helveg / - / 8,5m / 4

Eylül 26, 2011

Graffiti Sanattır.





Estadio da Luz tünelleri. Maça yolunda havaya girmek. Ders alınacak çok şey var şu Portekizlilerden. 

Eylül 10, 2011

Kaçan Balıklar #2

Premier League - Serie A ve La Liga'dan kaçan balıklar. Bir dönem Juventus'tan her sezon ısrarlar istenen Poulsen, İspanyol Milli Takım sol açığı Vicente, John Carew ve kadroya giremeyen kimsenin de almadığı Giovani Dos Santos favorilerden.

Oyuncu / Eski Takım / Yeni Takım / Bonservis


Premier League
Owen Hargreaves / Man UTD / Man City / Bedava
Slobodan Rajkovic / Chelsea / Hamburg / €2m
Giovani Dos Santos / Tottenham / - / Kira Dönüşü
Emiliano Insua / Liverpool / Sporting CP / Bedava
CHRISTIAN POULSEN / Liverpool / Evian / Bedava
Philip Degen / Liverpool / - / Fesih
JOHN CAREW / Aston Villa / West Ham / Bedava
Eidur Gudjohnson / Stoke / AEK / Bedava
Brett Emerton / Blackburn / Sydney / Bedava
Yıldıray Baştürk / Blackburn / - / Jübile (Yaş 32)
Thomas Hitzlsperger / West Ham / Wolfsburg / Bedava
Sebastian Larsson / Birmingham / Sunderland / Bedava

Serie A 
Jose Sosa / Napoli / Metalist / €2,2m
Mourad Menghi / Lazio / Umm Salal / Bedava
Adrian Mutu / Fiorentina / Cesena / Bedava
Obinna / Inter / Lokomotiv / Bedava
David Suazo / Inter / Catania / Bedava
Cicinho / Roma / - / Kira Dönüşü

La Liga
David Odonkor / Betis / - / -
Achille Emana / Betis / Al-Hilal / €4,5m
Aleksandr Hleb / Barcelona / Wolfsburg / Kira
Gabriel Milito / Barcelona / Independiente / Bedava
Fernando Gago / Real Madrid / Roma / Kira
VICENTE / Valencia / Brigthon / Bedava
Juan Rodriguez / Deportivo / Getafe / Bedava
Nolito / Barcelona B / Benfica / Bedava
Diogo / Zaragoza / - / Fesih

Kaçan Balıklar #1

Transfer dönemi bitti ama biz CM tayfası yine kaçan balıklara bakıyoruz. Türkiye'ye gelirler gelmezler ayrı ama bir çok takımın bu oyunculardan haberi bile olmayabilir. Geçen sezon Real Madrid'in eskilerinden Alvaro Mejia'nın Konyaspor'a geldiği ve yaptıkları düşünülürse, Süper Lig'e, Afrika'dan ya da vasat Avrupa liglerinden gelen oyuncular yerine, önemli liglerden gelen oyuncular bu lige çok daha fazla şey katabilirler. Hem de bonservissiz.

Real'in 26 milyona Lyon'dan aldığı Diarra'nın, Monaco'nun düşmesi ile kontratının fesh olduğunu hatırlatalım. Birinci bölüm, Ligue 1, Bundesliga, Portekiz Superliga'nın ucuza hatta bedavaya bıraktığı yıldızlar bildiğim kadarıyla aşağıda. Çoğu ülkesinin milli takımlarında düzenli oynuyor. Özel nedenlerle eski takımlarına dönmek isteyenleri saymazsak, bir çoğu burada oynamak isteyebilirdi.

Bu listeye bakarak bizim gibi düşünen 3 büyük harici tek takım Orduspor gözüküyor. Monaco'dan Gosso, geçen sene UEFA Finali oynayan Braga'dan Miguel Garcia, Brügge'den Dalmat, CL ve EL tecrübeli Culio-Stancu ikilisi ile Ordu en iyi yabancı transferi yapan Anadolu takımı. En azından riskini en aza indirmiş, hem de bonservislere neredeyse para ödemeden. Tutar tutmaz belli değil ama maçlar renkli olur o kesin. Diğerleri de akıllanırsa tribünler dolabilir bir ihtimal.


Oyuncu / Eski Takım / Yeni Takım / Bonservis


Ligue 1
Fernando Cavenaghi / Bordeaux / River Plate / Bedava
Valter Birsa / Auxerre / Genoa / Bedava
Wendel / Bordeaux / Al-Ittihad / €1,5m
Ilan / Ajaccio / - / Fesih
Vaclav Sverkos / Sochaux / Banik Ostrava / Bedava
Pierre-Alain Frau / Lille / Caen / Bedava
Stephane Ruffier / Monaco / St.Ettienne / €3m
Pascal Feindouno / Monaco / Sion / Bedava
MAHAMADOU DIARRA / Monaco / - / Fesih
Daisuke Matsui / Grenoble / Dijon / Bedava
Atila Turan / Grenoble / Sporting CP / Bedava
Jeremie Aliadiere / - / Lorient / Bedava
Carlos Bocanegra / St.Ettienne / Rangers / €460k

Bundesliga
Andreas Ottl / Bayern / Hertha / Bedava
Tunay Torun / Hamburg / Hertha / Bedava
DaMarcus Beasley / Hannover / Puebla / Bedava
Mikael Forsell / Hannover / - / -
Andreas Wolf / Nürnberg / Werder Bremen / Bedava
Gerald Asamoah / Schalke / - / -
Martin Fenin / Frankfurt / Cottbus / €200k
Ümit Korkmaz / Frankfurt / - / Kira Dönüşü

Superliga 
Maniche / Sporting CP / - / Fesih
Helder Postiga / Sporting CP / Zaragoza / €1m
Vladimir Stojkovic / Sporting CP / Partizan / Bedava
Milan Purovic / Sporting CP / OFK / Bedava
Alberto Zapater / Sporting CP / Lokomotiv / Bedava
Freddy Adu / Benfica / Philedelphia / Bedava

Diğer Ligler 
Banel Nicolita / Steaua / St. Ettienne / €600k
Malik Fathi / Spartak / Mainz / €1m
Serdar Özkan / Ankaragücü / - / -
Nihat Kahveci / Beşiktaş / - / -

Eylül 05, 2011

FC Porto Hits


Yabancı sınır kalktıktan sonra meşhur Hollanda futbol felsefesini en iyi beceren takım kuşkusuz Porto. Her sene oyuncu satışları ile bir tur gündeme geliyor mutlaka. Ama Arsenal gibi sadece para kazanmak değil amaç, arada 1 CL + 2 UEFA var ki, vaadlerle göz boyamaya gerek bırakmıyor.

Aşağıda yabancı sınırının kalkmasından sonraki yüksek satışları var Porto'nun. Bazılarına 10 yıldan fazla emek verilmiş, bazıları 6 ayda kasayı doldurup gitmiş. 1 senede hocadan bile para kazanması tuz-biberden öte.

Ortalama yıllık gelire bakarsak, Aly Cissokho yıllık €29,4m gelirle lider. Falcao €17m, Villas Boas €15m. En düşüklerden Bruno Alves senelik €2m kazandırmış takıma. Ayrıca, takımın oyunculara ödediği parayı da, giderken fazla fazla geri ödüyor oyuncular.

Bir de aşağıdaki oyuncuların kazandırdıkları para Estadio de Dragao'nun €98m'luk maliyetini de karşılamıştır rahatlıkla.

Satış / Oyuncu / Geliş (€) / Gidiş (€) / Takımda Kaldığı Sezon
11/12 Villas Boas / - / €15m / 1
11/12 Falcao / €5,43m / €40m / 2
10/11 Raul Meireles / - / €13m / 6
10/11 Bruno Alves / - / €22m / 11
09/10 Lisandro Lopez / €6,77m / €24m / 4
09/10 Lucho Gonzalez / €10,25 / €19m / 4
09/10 Aly Cissokho / €0,3m / €15m / 0,5
08/09 Quaresma / €6m / €24,6m / 4
08/09 Bosingwa / - / €20,5m / 5
08/09 Helder Postiga / €7,5m / €12,55m / 6
07/08 Anderson / €5m / €31,5m / 2,5
07/08 Pepe / €2m / €30m / 3
05/06 Maniche / - / €16m / 3
05/06 Seitaridis / €3m / €10m / 1
05/06 Luis Fabiano / €3,5m / €10m / 1
04/05 Ricardo Carvalho / - / €30m /12
04/05 Deco / €8m / €21m / 5
04/05 Ferreira / €2m / €20m / 2
04/05 Derlei / €0,45m / €7,5m / 2,5
02/03 Jorge Andrade / - / €13m / 2
01/02 Jardel / €4m / €16m / 4
99/00 Zlatko Zahovic / - / €13,5m / 3
98/99 Sergio Conceicao / - / €9m / 2

Mayıs 10, 2011

6. Değerli Lig Vol.2


İlk bölümde ilk 5 ligin yayın hakları ve bizimki arasında bir karşılaştırma yapmıştık, bu kez sıkça yer alamadığımız, aldığımızda başarılarımız yerine daha çok başarısızlıklarımızı hatırladığımız Şampiyonlar Ligi gelirlerine bir bakacağız.

Büyük kulüplerimizin bütçelerinde önemli yere sahip olan ancak bir türlü istikrarlı bir şekilde elde edilemeyen gelir. Geçen sezon değişen yapıyla birlikte CL gelirleri çok daha önemli bir yere sahip tüm takımlar için.

Örneğin, 2008'de çeyrek finale çıkan Fenerbahçe 14 milyon Euro kazanırken, bu sene gruplarda sadece 1 puan alan Bursaspor 20 milyon Euro civarı bir para alacak. Bir sene önceki finalisti ManU 38 milyon Euro alırken, geçen senenin çeyrek-finalisti ManU ise 46 milyon Euro'yu kasasına koymuş.

2001-02 ve 2009-10 sezonları arası bir sezonda en çok gelir elde eden 5 kulüp;
1-Inter €49m 2009/10 Şampiyon
2-ManU €46m 2009/10 Çeyrek-finalist
3-Bayern €45m 2009/10 Finalist
4-ManU €42m 2007/08 Şampiyon
5-ManU €38m 2008/09 Finalist

Listeye Barça'nın kupa kazanmasına rağmen girememesinin sebebi, yayın gelirleri ile alakalı.

Bu 9 sezon boyunca en çok gelir elde eden 10 kulüp ise;
1-ManU €266m 9 katılım 1 kupa
2-Chelsea €221m 7 katılım
3-Bayern €213m 8 katılım
4-Barça €212m 8 katılım 2 kupa
5-Arsenal €211m 8 katılım
6-Lyon €209m 9 katılım
7-Real €200m 9 katılım 1 kupa
8-Inter €198m 8 katılım 1 kupa
9-Liverpool €196m 8 katılım 1 kupa
10-Milan €184m 7 katılım 1 kupa

Bu 10 takım dışında €100m barajını aşan takımlar Juventus, PSV, Porto ve Roma. Beğenmediğimiz Olympiakos €91m kazanmış bu 9 sezonda.

Bizim takımlarda durum.
1-Fenerbhaçe €54m 5 katılım
2-Beşiktaş €37m 3 katılım
3-Galatasaray €37m 4 katılım

Toplayınca €129m ediyor ki ilk 13 takımın kazandığından az.

İngiliz kulüpleri bu dönemde €911m kazanmış. İtalyanlar €768m, İspanyollar €709m, Almanlar €580m, Fransızlar €501m. Aradaki gelir farkı bu sene daha da bir açıldı ve her senede açılmaya devam edecek gibi gözüküyor. İlk 5 ligle farkımız ortada.

Para kazanmak için başarılı olmak gerekiyor. Başarılı olmak için sadece para mı gerekiyor? Buyurun paradoksa.

Nisan 28, 2011

6. Değerli Lig Vol.1


Burada zaman zaman Süper Lig'in, Avrupa'da 6. değerli lig olmasının, Türk futbolunun marka değeri ile yakından uzaktan ilgisi olmadığı, tek sebebinin Digiturk'un CINE5 ve Tele On'un kaderini paylaşmak istememesi olduğunu yazıyoruz.

Marka değerini bir ihale bedeli ile ya da isim sponsorluğuyla belirlemeye çalışmak göz boyamaktan başka bir şey değildir. Elbette zamanla yükselecektir, bir biri ardına başlayamayan stad projeleri, HD-3D yayınlar, sayısı artan lisanslı ürün mağazaları gösterge sayılabilir. Ancak oyun, uluslarası başarı, hakem ya da alt yapıdan 10 senede bir oyuncu çıkması bu duruma engel olacak gibi gözüküyor.

Rakamsal konuşmak gerekirse, Premier League'in bu sezon itibariyle yayın hakları geliri (isim hakkı ve mobil yayın hariç) 1,811 milyar Euro. Bizde ise her şey dahil 253 milyon Euro. Aradaki fark takımlara yansıyınca takım başı ortalaması EPL'de 90 milyon Euro, TSL'de ise 14 milyon Euro. Ve bu fark her geçen gün artacak gibi duruyor.

EPL yurtdışı yayın hakkı geliri 2007/08 sezonunda yıllık 233 milyon Euro iken, bu sezon itibariyle 582 milyon Euro. Bizde Digiturk 1 milyon Euro kazanıyorsa öpsün başına koysun.

Diğer liglere bakarsak, Serie A 900 milyon Euro yurtiçi, 181,5 milyon Euro yurtdışı gelire sahip. Ligue 1, 668 milyon Euro, Bundesliga 594 milyon Euro yurtiçi gelire sahip.

La Liga'da havuz sistemi olmadığından takımların yayın gelirleri bir hayli düşük. Bu durumun, La Liga'yı diğer Avrupa ligleri benzeri bir sisteme götüreceği bekleniyor.


Bir de Avrupa kıstası var tabi. UEFA'nın Market Pool dediği, ülkelerdeki TV yayınları ile ilgili bir sekme var. CL ve EL için ayrı ayrı hesaplanıyor, geçen sezon CL geçen sezon 342 milyon Euro değer yaratırken, EL sadece 58 milyon Euro yaratmış.

Son 8 sezonda EPL takımları 468 milyon Euro kazanmış CL Market Pool'dan. İtalyanlar 357 milyon Euro, Almanlar 294 milyon Euro, İspanyollar 292 milyon Euro, Fransızlar 247 milyon Euro kazanmış. Biz ise sadece 51 milyon Euro.

Geçen sezon EL ve CL Market Pool'dan BJK, FB ve GS'nin toplam geliri 20 milyon Euro civarı iken, EPL takımları 100 milyon Euro'yu görmüş.

Yayın gelirleriyle ilgili fark ortada. Yıldızlarla dolu liglerle pazarlama anlamında yarışmamız mümkün değil. O ülkelerin gelir düzeyleri ile de.

Ancak son 10 yılda sadece 3 kez çeyrek final görmenin de pazarlama ile alakası yok. Kıyasıya şampiyonluk yarışına giren takımlarımız dahil seneye Avrupa'da bizimkilerden çeyrek ya da yarı final beklemek hayalperestlikten de öte. Ancak kovduğumuz adamlar, çok daha ucuza, çok daha büyük işler yapıyor. Biz ise hala 17 Mayıs 2000'i yaşıyoruz.
Bir de dipnot olsun. TFF, medya ya da bir çok büyüğümüz Avrupa'nın 6. değerli ligiyiz dese de, hiç bir kaynakta 6.ligden bahseden yok. Varsa yoksa 'Big 5'.

Bir sonraki kısım Avrupa'nın büyük futbol markaları ve bizimkilerin arasında CL'de yaşanan gelir uçurumu olacak.

Ocak 08, 2011

Efsane Eşleşmeler ; Dortmund v Juventus


İtalyanların Avrupa'yı kasıp kavurduğu 90'larda, 6 kez final oynamış Juventus ve Almanya'da Bayern'i 2.plana itebilmiş Dortmund, 5 sezonda ikisi final olmak üzere tam 4 kez eşleştiler.

11 sezonda 10 finalle Catennacio dönemiydi UEFA'da. 1989'da başlayan seride 2.kez bir Alman rakip çıkıyordu İtalyanlara. Hikayenin başlangıcı 1992-93 UEFA Finali'ydi. 3 sezon önce kazandığı UEFA Kupası'na bir yenisini ekliyordu, Möllerli, Kohlerli, Julio Cesarlı Juventus. 2 ayaklı finalde 3 Dino Baggio- 2 Roberto Baggio ve 1 Möller golüne, Rummennige cevap veriyordu. 3-0 ve 3-1'le kupa İtalyanlara gidiyordu. Ottmar Hitzfeld, Trapattoni'ye kaybediyordu ilk finali.

2.eşleşme 1994-95 UEFA Kupası yarı-finalindeydi. Möller-Julio Cesar bu kez Dortmund tarafındaydı eşleşmenin. Juventus'un başında ise Lippi vardı artık. İlk maç Reuter-Möller ve Baggio-Kohler'in golleriye 2-2 bitiyordu. Rövanş Almanya'da Juventus'un 2-1'lik galibiyetiyle sona eriyordu ve eşleşmeden yine Juventus galip ayrılıyordu. Finale çıkan Juventus, bir İtalyan Finali'nde Parma'ya kaybediyordu kupayı.

Bu sezonun en önemli ayrıntısı Del Piero'nun doğuşuydu. Baggio'nun tahtı sallanıyordu, Baggio ise 'Ben hala buradayım' der gibi oynuyordu Westfalen'de. Golün üstüne yarı sahaya yakın bir yerde, sol kanattan Klos'a salladığı aşırtma topu Klos son anda çıkarmıştı ama gol olsa bu kadar net hatırlamazdım. Zaten o sene sonu Baggio, 10 numarayı Del Piero'ya bırakarak Milan'a geçti.

3.eşleşme 1995-96 Şampiyonlar Ligi grubundaydı. Almanya'da Juventus, İtalya'da Dortmund kazandı. Juventus gruptan lider çıkarak, çeyrek finalde Dortmund'u eleyen Ajax'ın elinden aldı son Şampiyonlar Ligi Kupası'nı.


Son eşleşme ise yine bir finalden. 1996/97 Şampiyonlar Ligi Finali. Lippi-Hitzfeld bir kez daha karşı karşıya. Dortmund ilk 11'de 4 eski Juventus'lu ile başlıyordu maça. Möller ve arkadaşları, Zidane'lı Juventus'u 3-1 yenerek tarihteki tek Şampiyonlar Ligi'ni müzeye getiriyorlardı. Hitzfeld kazanıyor bu kez.

Juventus bu finalden sonra 2 kez daha Şampiyonlar Ligi Finali'ni kaybediyor, üstüne Serie A'daki skandaldan beri kendine gelmeye çalışıyor. Dortmund Sammer'in komutasında 2002 UEFA Finali'ne kadar çıkıyor ancak Van Hooijdonk'u durduramıyor. Efsane kadronun yavaş yavaş futbolu bırakması ve takımın borç batağına düşmesiyle, Dortmund Avrupa piyasasından çekiliyordu. Bu sene Nuri ve arkadaşları olarak efsaneyi tekrar yarı finallerde, finallerde görebiliriz belki.

Aralık 30, 2010

2010 Türkiye Gol Krallığı


23 : Umut Bulut (TS)
21 : Alex (FB)
19 : Bobo (BJK)
17 : Necati Ateş (AS)
15 : Burak Yılmaz (TS)
14 : Milan Baros (GS), Herve Tum (İBB), Semih Şentürk (FB)
13 : Sercan Yıldırım (BS), Arda Turan (GS)
12 : Emenike (Kar), İskender Alın (İBB), Makukula (Kay-Man)
11 : Holosko (BJK), Turgay Bahadır (BS), Joshua Simpson (MS)
10 : Nihat Kahveci (BJK)

2010 yılında yapılan Süper Lig, Türkiye Kupası, Avrupa Kupaları ve Milli Maçları değerlendirilince bu tablo ortaya çıkıyor. 10 gol ve üzeri gol atanlar var sadece listede. 30'u kimsenin bulamaması ligin kalitesi hakkında fikir verebilir.

Hat-trick;
1 : Sercan, Alex, Baros, Umut, Simpson, Emenike.

Milli Formayı Giyenler;
14 : Mevlüt ; 7 : Nuri ; 6 : Tuncay,Halil ; 4 : Hamit.

Avrupa'da ilk 5 sıra;
59 : Messi
48 : Cristiano Ronaldo
34 : Luis Suarez
32 : Higuain, Tevez
29 : Eto'o

Aralık 25, 2010

Ömer Rıza


AZ'dan Arsenal'e giden Oğuzhan, Wengerin gözüne girer mi bilinmez ama Wenger'in gözüne giremeyen ilk Türk Ömer Rıza'dır. Londra'daki Kıbrıslıların bir başka temsilcisi.

96-99 arası Arsenal'in kadrosunda yer aldı ama sadece 1 kez League Cup'ta, Kasım 1998'de Derby maçının sonunda zaman geçirme değişikliği olarak oyuna girdi. Ardından bir çok takım üstüne Denizli-Trabzon yapıp şimdi İngiltere 5.ligi, National Conference'da Histon'da takılıyor. Hep genç gibi gelse de 31 yaşına gelmiş o bile.

3 kez patlama yapmaya yaklaşmış ama bir türlü beklenen gerçekleşmemiş çoğu Türk futbolcu gibi. Arsenal'in ardından West Ham'de de hiç forma giyemeden Denizli'ye gelmiş. Denizli'nin UEFA yılında biraz kendini göstermiş, Trabzon'a gidip Türkiye kariyerini bitirmiş. Ersun Yanal milli takım için izlemeye almış, 1 kez B Milli Takım'da forma giymiş. Kazım kadar şanslı olmuyor herkes.

Kariyerindeki önemli gazlardan birini Bergkamp vermiş. ADO Den Haag'da kiralık oynarken, Hollanda TV'sinde izlemiş Bergkamp ve bir çok futbolcunun kariyerini bitiren o sözü söylemiş; "Bu çocukta ışık var." .-Arsenal Magazine.

Herkesin oynamak istediği takımın arka kapısında kalmış hep ama 2 kez CL maçında ilk 18'deymiş. Bir başarı sayılmasa bile güzel anılardır. Arsenal'de 1 kez forma giymiş dedik, Ljungberg ile aynı maçta, genç Ashley Cole'ün maçı benchte tamamladığını düşünürsek, iyi başlıyormuş kariyer. Ama...

Trabzon'dan izinsiz ayrılma cezası da sıkıştırmış araya TFF'den. Aynı hastalık hala devam ediyor Trabzon'da.

Arsenal formalı resim o maçtan değil, sezon öncesi bir hazırlık maçından.

Aralık 23, 2010

Hala Madrid*


Sene 1996. Önceki 2 sezon üst üste Deportivo son maçlarda şampiyonluğu kaçırmış, Barça-Real hegamonyasının 11 yıla çıkmasını engelleyememişti. 96'da ise Real-Barça'yı zorlayan İspanyol Anadolu Takımlarından biri Atletico Madrid, Deportivo'nun hırpaladığı devleri geçmiş ve şampiyon olmuştu. 19 sene sonra sonra gelen şampiyonluk Atletico'ya ağır gelmiş, 4 sezon sonra Hasselbaink'in gol krallığına rağmen küme düşmüşlerdi.

Sene 2000. Atletico sonrası kısmen toparlanan 2 dev 3 sene daha şampiyon olmuş ama bu kez de Deportivo'ya geçilmişlerdi. Irureta'lı Deportivo'nun yanına, Benitez'li Valencia girmiş 31 yıl sonra bir yıl arayla 2 şampiyonluk yaşamıştı.

Bosman kuralının çıkmasının ardından yabancılara saldıran 2 dev ise olaya küçükler kadar hızlı adapte olamamıştı anlaşılan. O yıllarda İtalyan 3 büyüklerinin Lazio-Roma'dan darbe almalarına da şahit olmuştuk. Sadece kendi ülkelerinde değil Avrupa'da da yarı-finaller, finaller peş peşe gelmişti, tecrübesizliğe rağmen.

Ancak ne olduysa ondan sonra oldu. Son Valencia şampiyonluğunun ardından 3.lere 15-1-5-8 ve en son 25 puan fark attı Real-Barça ikilisi. Araya sadece 1 kez Villareal girdi, Rijkaard'ın son yılında. Bu sezon daha 16 hafta oldu ama aradaki fark şimdiden 8. İtalya'da da o şaşalı yılların ardından borç batağında iki klüp artık Lazio ve Roma.

Bosman'dan önce Avrupa'yı titreten Parma, Dortmund, Ajax, kendi evinde yenilmeyen Göteborg, Premier'in ilk ve tek sürprizi Blackburn Rovers, düşüşü en keskin yaşayan Leeds United. Hepsi Bosman Kuralı'nı, hayata geçiren 2 bayan delegenin bizden aldığı takımlar.

Dünyada kim ne için eşitlikten bahsederse bahsetsin, kısa bir dönemden sonra eşitliğin büyükten yana aşırı bozulmasına engel olamıyor ya da olmamak için tüm bu yasalar,kurallar konuyor. O dönemde yeni takımlar geliyor diye sevinirken, sonunun bu olacağını kimse tahmin etmiyordu sanırım. Son geldiğimiz nokta 2-3 hafta arayla hem Barça, hem Real aynı ligde oynadıkları takımlara 8 atıyor ama biz 8-0'lara değil de 1-0'lara daha çok şaşırıyoruz.

Demem o ki, bizde de çok benzer olaylar yaşanıyor. Kocaeli, Antep derken, birdenbire Sivasspor çıkageldi önümüze. Büyükler akıllanır dedik bu kez de Bursa tarih yazdı. Şimdi de Trabzon yıllara meydan okuyor. Aradaki fark 10 sene önceki 2.sınıf Avrupa takımları Avrupa Kupaları'nda şov yaparken, bizim rekabetimiz sadece ligimizle sınırlı. Ligimizin yeni liderleri Avrupa'ya, galibiyet almadan veda etti bu sezon. O kadar da olsun. Avrupa'nın 6.ligiyiz, üstten biri gelince kımıldayamıyoruz.

Büyüklerdeki yönetim hataları devam ededursun, bir kaç seneye bu geçici devrim sona erecek ve elbet büyükleri 'düzgün' yönetecek birileri çıkacak. Ülkedeki sporseverlerin %95'inin 3 büyüğü desteklediğini düşünürsek, bu tez bir gün gerçekleşecek. Bizde şu an İspanya'da yaşananlar ya da 10 sene önce Türkiye'de de yaşananlar gibi ilk 3'te sadece 3 büyükleri göreceğiz. Bugün önüne gelene içeride-dışarıda ezilen İstanbullular da, yeri geldiğinde rakip olarak gördükleri! ancak son bir kaç senedir bir türlü karşılaşamadıkları 'Avrupa Dev'leri gibi 8'lere başlayacaklar.

Çok absürd bir hayal gibi gözükse de, olacağı bu. 8 olmaz 4-5 olur ama ağır olur. Ekonomik gerçekler, güç dengeleri, nüfuzlu muhteremler ve kaçınılmaz kurumsallaşma, geleceği gösteriyor. Ülkesinde bu kadar desteklenen başka hiç bir kulüp yok Avrupa'da. (Zaten bizim kadar bir nüfus da yok.) Ellerindeki gücü farkeden birileri çıkınca da vay halimize. Sıradanlaşma başladığında tüm sene sadece 6 maçı bekleyeceğiz, diğerleri o maçlara hazırlık maçı olacak.

*Hala Madrid= Yürü bre Madrid.

Aralık 22, 2010

Luc Nilis


Futbolun futbol olduğu, yabancının yabancı sayıldığı zamanda, CM'de gol atmanın zor olduğu dönemde PSV'nin bombacısıydı. PSV'de dünya kadar golün üstüne, Ruud'la birlikte 2 sezonda 103 gol attılar sadece ikisi.

David Jones'un frikikte topu ayağında sektirip attığı frikik golünü görünce bugün Barbarossa Blog'da, direk bu golü atan, gördüğüm ilk adam geldi aklıma. Eurogoals'da izlerdik o zaman sadece Hollanda Ligi'ni.


Aston Villa'da 3.maçında kırılan ayağıyla bırakmıştı futbolu. Tek golü bildiğimiz türden gollerindendi ve Chelsea kalesineydi. Özledik bu tip Avrupalı golcüleri. Şimdilerde PSV altyapısında striker yetiştiriyormuş.

Aralık 20, 2010

2010'da Süper Lig.


2010'da yapılan lig maçları dikkate alındığında Bursaspor en çok puan toplayan takım. Trabzonspor da 2. Kupa ve ligin Anadolu'ya gitmesi de tablonun yansıması.

En çok gol atan takım Fenerbahçe, en çok gol yiyen Kasımpaşa. En az yiyenler Bursa ve Trabzon. Başarının sırrı az gol yemekten geçmiş.

Beşiktaş 4, Galatasaray 7.sıradan giriyor listeye. Beşiktaş, Bursaspor'dan 18, Galatasaray 26 puan fark yemiş.

Gol kralı ise Alex. 2010'da Süper Lig'de 16 gol atmış. Umut 15, Bobo-Necati 13, Baros-Makukula-Emenike-Burak Yılmaz 12'şer gol, Tum ve İskender Alın ise 11'er gol atmışlar. Emenike yarım sezondan giren tek oyuncu.


Avrupa'da da durum hiç iç açıcı değil. 32 maçın yarısı ön eleme. 2010'a 2 takımla girip, 2010'un ilk turunda elenmiştik. Bu kez yeni yıla tek takımla giriyoruz. Fenerbahçe, Bursa ve Trabzon'un 2010'da Avrupa'da galibiyeti yok.

Milli maçlar da idare eder türden. Dünya Kupası'nı kaçırdığımızdan mütevellit sadece 4 resmi maç oynamışız. 2 galibiyet 2 mağlubiyet. 6 hazırlık maçı da eklenince totalde, 6 galibiyet, 4 yenilgi almışız. 15 gol atıp, maç başı 1,00 gol yemişiz elbet.

Aralık 08, 2010

Tecrübe Çok Eski Bir Yalan


Tüm ülke Bursaspor'un bu sonuçları alacağını geçtiğimiz Mayıs ayından beri tahmin ediyor az çok. Sebebi de sadece bize has olan kıvırtma mekanizması olan TECRÜBE. Bende burada zaman zaman bundan bahsediyorum bu tecrübeden. Peki nereden geliyor ve nereden kazanılıyor bu tecrübe?

İlk Cl'ye katılan takım Galatasaray. Manchester'a deplasmanda 3 gol atıyor ama tecrübesizlikten CL'de son maçta atıyor ilk golünü. 2.sene tekrar Cim-Bom orada sonuç pek farklı değil ama galibiyet var. O sene 'Tecrübesiz' ManU gençleri 4 tane çakıyor Galatasaray'a.

Sonra 'tecrübesiz' Fener gidiyor. 7 puan topluyor. Sonra Beşiktaş 6 puan.

Bursaspor'da Sercan-Volkan-Ozan üçlüsü dışında takımın neredeyse tamamı uluslarası bir çok maça çıkmış. Ömer-Ali-Insua-Stepanov-Vederson CL deneyimli.

Ama hep oyuncular-takımlar tecrübesiz. Gruptan çıkmak için gereken stratejiyi falan geçtim, takımına gol attırma becerisini bile sağlamayan hocalara kimse bir laf etmiyor. 12 maçta sadece 1 kez galip gelen Denizli'ye, 8 yiyen Ertuğrul Sağlam'a ya da her hangi başarısız bir hocaya tecrübesiz ya da bu işi bilmiyor diyen çıkmıyor. Zico çok dandik hocaydı da çeyrek finale taşıdı Fener'i tarihinde 2.kez.

2 gol 1 puan alan takımı neredeyse göklere çıkaracağız, son maçında o puanı alabildi diye.

Tecrübe bizim her zaman yaptığımız gibi başarısızlığa kılıf uydurma çabamızdan başka bir şey değil. Takım kötü olabilir, futbolcular maça çıkarken dizleri titriyor olabilir, oyuncular çok genç olabilir ama şampiyon olmuşsanız bunları da aşmış olmanız gerekmiyor mu? Bir şehire büyük takım gelsin diye mi katılıyoruz biz Avrupa Kupaları'na?

Alayınızın....


1 Puana seviniyorsak, vay benim ülkemin haline. Nerede Boliç, nerede Tello, nerede Davala. Teşekkürler Türk Futbolu. Nerede dünya kulüpleri, nerede Fatih Hoca, nerede Hakan Şükür, nerede ileriyi gören 3 büyükler, nerede Elano, nerede Stoch, nerede Guti. Bizi CL'de temsil edemeyen herkese teşekkürler.

Aralık 07, 2010

Kasım 16, 2010

PSV -> Barcelona #7

1-Ronald Koeman. 1989/90 Johan Cruyyf. 92 Şampiyon Kulüpler Kupası Finali 188 km/s'lik frikiğin sahibi. 6 sezon.


2-Romario. 1993-94 Johan Cruyff. 2 sezon.


3-Ronaldo. 1996/97 Boby Robson. 1 sezon. Ligde 37 maç 34 gol.


4-Philip Cocu. 1998/99 Louis Van Gaal. 6 sezon.


5-Boudewijn Zenden. 1998-99 Louis Van Gaal. 3 sezon.


6-Mark Van Bommel. 2005/06 Frank Rijkaard. 1 sezon 3 kupa.


7-Ibrahim Afellay. 2010/11 Pep Guardiola.

Kasım 10, 2010

Avrupa Türk Gol Krallığı



La Liga
4 : Mesut Özil (Real Madrid)
1 : Mehmet Topal (Valencia), Kennedy Bakırcıoğlu (Racing Santander)

Premier League
2 : Tuncay Şanlı (Stoke City)

Ligue 1
3 : Mevlüt Erdinç (PSG), Hasan Kabze (Montpellier)

Bundesliga
7 : Eren Derdiyok (Leverkusen)
5 : Nuri Şahin (Dortmund)
4 : İlkay Gündoğan (Nürnberg)
3 : Halil Altıntop (Frankfurt), Mehmet Ekici (Nürnberg)
2 : Taner Yalçın (Köln)
1 : Serdar Taşçı (Stuttgart)

Russian Premier
1 : Gökdeniz Karadeniz (Rubin)

Avusturya Bundesliga
1 : Veli Kavlak (Rapid Vienna), Umut Koçin (Kapfenberg)

İsviçre Süper Lig
8 : Hakan Yakın (Luzerne)
2 : Gürkan Sermeter (Bellinzona)

Yunanistan Süper Lig
2 : Tümer Metin (Larisa)

İsveç Allsvenskan
2 : Ali Sinan Ayrancı (Brommapojkarna)
1 : Ferhat Korkmaz (Brommapojkarna)

Not: Avrupa ve ülke kupalarında atılan goller dahildir.
Related Posts with Thumbnails