Ligue 1 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ligue 1 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ekim 11, 2011

Monaco Hits

Porto'dan öncesi de var. Monaco, Fransız futbolunun pik yaptığı dönemde, çok ciddi futbolcular kazandırdı Avrupa futboluna. Tigana, Puel ve Deschamps dönemlerinde Şampiyonlar Ligi finaline kadar yükselmişti takım. Ancak futbolcuları elinde tutma konusunda sıkıntılar, geçen sezon takımın küme düşmesiyle son buldu. Küme düşen takımdan birçok oyuncu bonservissiz gitmek zorunda kaldı. Altın çağda gidenlerin çoğu, dönemin Fransız Milli Takımı'nın önemli bir parçasını oluşturuyordu.
Satış / Oyuncu / Geliş (€) / Gidiş (€) / Takımda Kaldığı Sezon
92/93 George Weah / 0,15 / 6,5 / 4
97/98 Sonny Anderson / - / 18 / 3
97/98 Emmanuel Petit / - / 3,75 / 3
98/99 Thierry Henry / - / 12,5 / 5
00/01 David Trezeguet / -  / 23 / 4
00/01 Fabien Barthez / - / 11,7 / 5
00/01 Sabri Lamouchi / 1,5 / 7,85 / 2
00/01 Willy Sagnol / - / 7,7 / 3
01/02 Martin Djetou / - / 9,5 / 5
01/02 Philippe Christanval / - / 17 / 4
01/02 John-Arne Riise / - / 6,1 / 3
04/05 Jerome Rothen / 4,5 / 10 / 2,5
05/06 Emmanuel Adebayor / 3,2 / 10 / 2,5


Gilles Grimandi, Rafael Marquez, Lilian Thuram, Ludovic Giuly ve Patrice Evra'nın ucuza gittiğini düşünürsek Monaco'nun yetiştirdiği oyunculardan kurulacak 11 her yerde kafaya oynar. Evra'nın olmadığı listenin ikinci sırasında Christanval'ın olması biraz manidar. Barcelona'nın Monaco patentli futbolcularının en zayıf halkası olup gitti Christanval.
Bonus : Jürgen Klinsmann. Weah'tan boşalan koltuğun bir sonraki sahibi.

Ekim 07, 2011

Mayıs 04, 2011

Le President Klipte.



The President Laurent Blanc, Les Enfoires klibinde oynamış. Klipteki haliyle de Le President.

Haziran 05, 2010

PSG'nin 9 Numaraları.

Hayatımıza 94/95 Şampiyonlar Ligi gruplarında 6'da 6 yaparak üstüne Barcelona'yı eleyip yarı-finali çıkmasıyla girmişti PSG. Zaten 1970'te kurulmuştu.
2. şampiyonluklarında CL'de yarı-final başarısı yakaladılar. 95/96'da Kupa Galipleri Kupası'na uzandılar, 96/97'de 2.turda Galatasaray'ı da eleyerek, finale yürüdüler. Ancak onlarda Kupa Galipleri Kupası üst üste 2 kez kazanılmaz kuralına takılarak, Barcelona'ya kaybettiler finalde. 3 senede Avrupa'da çok ciddi başarıya imza attılar. O arada da dünya futboluna çok oyuncu kazandırdı PSG. Ginola, Le Guen, Guerin, Rai, Djorkaeff, Anelka bunlardan bazıları. Bir de teknik direktör Luis Fernandez elbette. Yaşlı olanların bir kısmı hariç çoğu futbolcu, Avrupa'nın büyükleri tarafından kapışıldı o yıllarda.
İlk CL destanında ise, bir adam çok öne çıkıyordu. Biz 1989'da tanışmıştık O'nunla Monaco'da. George Weah. Formalara yeni yeni isimi yazılmaya başlanmış, 9 numaralı formayı o kapmıştı. PSG'nin ilk kaybettiği ve yıllarca yerini doldurmaya çalıştığı biri oldu George Weah. O senenin ardından Milan'ın yolunu tuttu Weah. Ardından Simone ve Pauleta bile kadroya dahil olmuş olsa da, o '9' numara bir daha aynı tadı vermedi.

George Weah. 1992/93;1994/95 arası 3 sezonda 55 gol attı rakip filelere. Yarı-finalli yılda Avrupa'daki gollerin 8'i Weah'tan geldi. Milan'a gol atamayınca takım finali göremedi ancak, aynı sene Weah hem Afrika'da, hem Avrupa'da yılın oyuncusu seçiliyordu. Milan, Chelsea, City, Marsilya derken El-Jezire'de futbolu bıraktı Weah. Liberya'da cumhurbaşkanlığı'na aday oldu 2005'te, ancak kazanamadı.

Julio Dely Valdes. Weah'ın yerine ilk gelen o oldu Cagliari'den. 2 sene 9 numarayı giydi, 66 maçta 29 gol attı PSG formasıyla. Kupa Galipleri Kupası'nı gördü. PSG'den Oviedo'ya, oradan Malaga'ya geçti. Uruguay ardından kendi ülkesinde futbolu bıraktı.

Marco Simone. Milan'ın Weah'ı almasına karşılık 2 sene sonra Simone'yi kadrosuna kattı PSG, Milan'daki 8 yılından sonra. 2 senede 66 maçta 32 golle Dely Valdes'ten iyi bir performans çizdi. İtalyan Milli Takımı'na sadece 4 kez seçilebildi. PSG'den Monaco'ya transfer oldu. Monaco'dan sonra Milan'a, oradan Monaco'ya geri, ardından Nice'e gitti. En son Serie C2 takımlarından Legnano'da 1 kez oynadı ve şu anda Legnano'nun başkanı Marco Simone.

Ali Benarbia. 9 numara bu kez oyun kurucuya geçiyordu ve Benarbia formanın hakkını gol anlamında veremiyordu. 9 numarayı hiç gol atamadan takıme geri dönen Anelka'ya devredeckti. Benarbia PSG'den City'e gitti, ardından Arap yarımadasında futbolu bıraktı.

Nicolas Anelka. 1995'te ilk kez PSG ile vitrine çıktıktan sonra Wenger tarafından Arsenal'e götürüldü. Arsenal'den sonra, Madrid'de 1 sene geçirip, doğduğu kulübe döndü. Oynadığı 1,5 senede 35 maçta 19 gol attı. Liverpool'a kiralandı. City, Fenerbahçe, Bolton derken Chelsea'de hayatının futbolunu oynuyor son 2 yıldır.

Martin Cardetti. Anelka'dan sonra River Plate'den geldi. 1 sezon oynadı. 20 maçta 8 golle tamamladı sezonu. Ertesi sene Valladolid'e, 1 sene sonra da ülkesine döndü.

Pauleta. 9 numarayı 5 sene giyen ve futbolu PSG'de bırakan Portekizli. 177 maçta 109 gol. Portekiz'den 3 büyükler dışında bir takımdan yetişen en iyi oyunculardan biri Pauleta. 88 milli maçta 47 golü var. Portekiz'de 2.lig gol kralı olarak Salamanca'ya, ardından Deportivo ve Fransa'da önce Bordeaux'ya. 3 sene Bordeaux'da oynadıktan sonra efsane olmaya PSG'ye. Maç başı 0.5'e yakın ortalamayla son dönemin en golcü oyuncularından. Ancak hayatında gördüğü tek şampiyonluk en az gol attığı Deportivo'da.

Guillaume Hoarau. 26 yaşındaki oyuncu, Le Havre'dan 2 sene önce geldi PSG'ye. İlk senesinde 20 golle takımın en çok gol atanıydı. Ancak bu sene Mevlüt'ün gelişiyle 2.plana düştü ve 8 golle sezonu tamamladı.

Weah, Afrika'nın çıkardığı en iyi oyunculardan biri kesinlikle. Özellikle Milan yıllarıdaki perfomansı, Shevchenko'yla oluşturdukları ikili şimdilerde aradığımız türdendi. Enteresan bir ayrıntı da, hem Monaco'da, hem Milan'da Galatasaray'a attığı goller takımlarına yetmemiş, turu Galatasaray geçmişti her 2'sinde de. Oğlu George Weah Jr., Milan altyapısından İsviçre 2.ligi FC Wohlen takımına geçti. Daha 23 yaşında ama boynuz kulağı geçemeyecek gibi gözüküyor.

Mayıs 17, 2010

PSG'de Türkiye Reklamı.



T.C. Turizm Kültür Müşavirliği PSG'ye reklam vermiş. Formaların sırtına ve stad reklam panolarına Turquie logosu konulmuş. Yaz yaklaşıyor. Ancak Hürriyet olaya farklı bir açı getirerek THY'yi de PSG'ye sponsor yapmış. Böyle bir açıklama duymamanın yanı sıra forma reklamı hala kocaman 'Fly Emirates'. Web sitesinde de sponsor kısmında Fly Emirates logosu var. Gelecek sezon için böyle bir anlaşma olsa, haberi çıkardı.
Maçı 3-1 kaybetti PSG. THY'nin geçen sene CL finalistlerini elemesinden sonra, PSG'de bizden nasibini aldı. Almaz adamlar AB'ye tabi:)

Şampiyonluk İç Sahada Kazanılır.

Bir kez daha iç sahanın önemini görmüş olduk. TSL ve Avrupa'nın önde gelen liglerine bakınca evinde en çok puanı alan takımlar şampiyonluk ipini göğüsledi. Deplasmanda kazanılan maçlar veya kaybedilen puanlar az çok birbirine yakın ama fark kendi seyirci ve saha avantajında. O avantajı kullanamayınca şampiyonluk ve kupalar kaçıyor.
Aşağıda görülen bu sene şampiyonluk adaylarının iç saha performansları herşeyi ortaya koyuyor. Hele bir de rakibine kendi evinde yenilince 6 puanlık avantaj kaybolup gidiyor.

Sadece liglerde değil, kupalarda ve Avrupa'da da evin avantajı büyük. 2 senedir Galatasaray'ın kendi evinde UEFA'ya veda etmesi, bu sene Fener'in UEFA'ya vedası, Beşiktaş'ın kendi evinde alamadığı puanlar yüzünden CL'ye ya da UEFA'ya devam edememesi de önemli örnekler. Her zaman geçerli olmasa da orası senin evin, senin düdüğün ötecek bir başka deyimle, yoksa çekilen sıkıntılar ortada.

Mayıs 15, 2010

Önce Atanalırspor'da.

Atanalırspor'dan Fotomaç çalımı:) 1 sene önce söylemiştik, Chamakh'ın Arsenal'e gideceğini. Rötarlı da olsa gidiyor bonservisi elinde. Adebayor'un boşluğunu doldurmaması Wenger'in şampiyonluğuna mal oldu belki ama yeni transferini bedavaya getirdi. Adebayor'un yerini ne kadar dolduracağını göreceğiz C.Ronaldo çakmasının. 1-2 sene sonra satar Wenger, fazla tutmaz elinde.
Biz evladiyelik (Gökhan Zan-Kewell-Mustafa Sarp vs.) bedava transfer yaparken, elin oğlu bedavaya takım kurup satıyor milyonlara. Serdar Özkan ve Ali Turan GS'ye gelir, 1-2 sene sonra milyon Eurolar getirirlerse takıma yalarım bütün tükürdüklerimi. Free Transferi çok geç keşfettik vesselam. Çok çalışmak lazım çok.
Sadece blogları bile okusa yöneticiler, sene sonu sözleşmesi bitecek oyunculardan haberleri olabilir. Cacau'sundan, Hamit'ine bangır bangır yazılıyor bloglarda, ama €8m'dan aşağısı kurtarmıyor. Free olunca yıldız sayılmıyor malum.

Mayıs 06, 2010

Tek Takım, 2 Reklam

Brest 90-91. Lama kalede bağımsızlığını ilan etmiş ama diğerini çıkaramadım. Demek bu yüzden Fransa'da birden fazla reklama yıllar öncesinden izin verdiler:)

Aralık 08, 2009

Ballon de Plomb Kezman'ın


Ballon d'Or'un çakması, Ballon de Plomb, Kurşun Top geçen yılın en kötü oyuncusu seçilen Kezman'a verildi. İkincilik ise Keita'nın. Fransa'da oynadıkları futbolla bu ödülü almışlardır inşallah diyoruz ve ekliyoruz: Gürcan Bilgiç haklı mı ne? :))))

Kasım 09, 2009

Eylül 30, 2009

Eyyam Heryerde




"Futbol Heryerde" mottosundan yola çıkıp türevlemesi kolay bir başlık. Busacca'nın parmağına inat, hakemlerin konuşulduğu tek ülke değiliz. Bu kadar konuşulduğu tek ülkeyiz. Başlıkta ısrar ise baki. Malum takipçiler biliyordur geçen haftaki 1-1lik Psg Lyon maçını. Giuly'nin ilk yarı attığı (bana da temiz gözüken) golden sonra devre arası Lyon başkanı hakem Fredy Fautrel'in odasına gider. Pozisyon hakkındaki düşüncelerini söyler ve Lyon 85. dakikada (aynı yan hakemin önünde) alenen ofsayt bir gol ile beraberliği kurtarır. Ne iş? Lyon başkanı da mı 3 yıl şampiyonluk sözü verdi acaba?





Temmuz 15, 2009

Adebayor Gidiyor Chamakh Geliyor


Arsene Wenger bu işi gerçekten çok iyi biliyor. Borcu olan bir kulübün illa Gençlerbirliği kalibresinden olması gerekmediğinin en büyük kanıtıdır bu. Satarken de büyük kalmak. 2006'da £3m'a aldığı Adebayor'u parlattı ve City'ye £25m'a sattı. Bugün sağlık kontrolünden geçiyor Baby Kanu. Yerine ise en büyük aday geçen yıl Bordeaux'da 14 gol atan Marouane Chamakh...
Related Posts with Thumbnails