Medya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Medya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Eylül 02, 2011

Sabri'nin Sırrı

Bobiler.örg'ü gerçek zanneden masum Habertürk çalışanları. Haber 1, Haber 2 v Orjinal

Saat Farkı

Yine bir maç günü, yine üst üste denk getirilebilen maçlar. Eurobasket organizasyonu bize bağlı olmadığından, suç sanırsam TFF'de yine. Her zaman olduğu gibi. Hem futbolu özlediğimiz şu günlerde Kazakistan maçını, hem de gaza gelmiş basket milli takımını Litvanya önündeki maçını niye zapla izliyoruz?
1 saat geri almak bu kadar zor olmamalı.

Tabi eveliyatı da var bu işin.

Ağustos 24, 2011

Adam Gülüyor Beyler

Gittiğinden beri medyamız peşini bırakmasa da bar-seks-kıyafet gibi sorular-yorumlar olmayınca adamın yüzü hep gülüyor uzun bir aradan sonra.

Gerçi ne zaman tuvalete gittiğini bile söyleyecekler ama şike dalgası azaldıkça gündem Türkiye'ye geri döner, Arda da, Mehmet Topal gibi, Tuncay gibi geri planlara iner. O zaman da Arda bizim olur.

Gittiğinde biraz kızmıştım ama adamın yatak odasına bile müdahele ettikleri düşünülürse gitmesi makul. Erman'a 'İstiyorsan sana da bir tur atlayım' demesini çok istemiştim o zaman ama:)) Neyse ki gitti. Çabuk uyum sağlarsa, La Liga'da seyrine doyum olmaz Arda'nın. Falcao'dan ucuza gitti ama ondan fazla etki yaratabilir İspanya'da.

Gökhan İnler


Gözden ırak olan gönülden de ırak olur. Arda, Mesut'un ardından en pahalı Türk transferi olsa da, asıl lider Gökhan İnler unutulmuştu.

Ey Türk Medyası bunu da atladı. Koca Real, Mesutlu-Hamitli-Nurili Real, Atletico, Arda'nın takımı Atletico Madrid olmuştu ama ne Udinese ne de Napoli Gökhan'lı olamıştı.
Çünkü O, Daum'un beğenmeyip gönderdiği çocuktu.

Liste şöyle bu arada;
1-Gökhan İnler - Napoli - €17,5m
2-Mesut Özil - Real Madrid - €15m
3-Arda Turan - Atletico Madrid - €12m
4-Nuri Şahin - Real Madrid - €10m
5-Gökdeniz Karadeniz - Rubin Kazan - €8,7m
6-Hakan Şükür - Inter - €8,5m
7-Fatih Tekke - Zenit St.Pb - €7,5m
8-Tuncay Şanlı - Stoke City - €5,7m
9-Mehmet Topal - Valencia - €5,5m
10-Yıldıray Baştürk - Leverkusen - €4,5m

Ağustos 14, 2011

Ogusburg

Bundesliga'nın yeni takımı. TRT'nin futbolu hala çözemediğinin göstergesi. Kaiserslautern'i doğru telaffuz ederken, Augsburg'u edemedi 1,5 saat. Aynı harf öbeği bir takımda (AU) diğer takımda (O). Almanca bilen bir TRT yöneticisi maçı izlemiyormuş demek ki, herhangi bir uyarı gelmedi.

Bir dönem daha böyle sıkıntılar çekerdik, özellikle Dünya Kupası ve Avrupa Şampiyonalarını TRT'nin yayınladığı dönemde saçma sapan telaffuzlar öğrendik durduk. Özel televizyonların Türk futboluna katkılarından biridir herhalde. En azından Güntekin Onay'ın.

TRT'nin tekrar spora dönmesi biz futbolseverler için sıkıntı oldu. Yukarıdaki futbolcuyu 94 Dünya Kupası'ndan hatırlayanlar varsa TRT'nin futbola çektirdiklerini biliyorlar demektir.

Yukarıdaki Futbolcu : Raducioiu (TRT Telaffuzu : Radukau) Doğrusu nedir bende bilmiyorum elbet, ama bu değil o kesin. Sor yanındaki Romen spikere. Çok zor değil.

Haziran 18, 2011

Zafer Takvimi

GSTV'de eski maçların yayınlandığı programın adı. Adı zafer olduğuna göre kazandığımız maçların verilmesini bekliyoruz doğal olarak. Ama az önce biten 06/07 Antalyaspor maçı 1-1 bitti! İğrenç futbol üstüne beraberlik. Yayının başında maçın sonucunu internetten kontrol etme gereği bile görmedim programın adını görünce. Bir yandan cm bir yandan maç iyi gider dedim ama yanılmışım.

70.dakikada gol attı Galatasaray. Dedim herhalde son dakikalarda atıyoruz. Olmadı. Maç 4 dakika uzadı, dedim bu sefer olacak ama yine olmadı. Hakem düdüğü çaldı. Maç 1-1 bitti. Tribünlerin ıslık ve yuhalamaları için mi verildi bu maç? Atmosfer dışında maçta izlenecek hiçbir şey yoktu, niye verdiniz?

Allah bütün Galatasaraylılara sabır versin.

Haziran 06, 2011

Falko Götz Yazamamak.


Spor sitelerine de mi +18 geldi? Gelmediyse haberi araklayan liseli:) 'Ö' harfi olan bir ülkede 'OE' kullanmak, 'K' yerine 'C' yazmak.

Haber - Orjinal

Nisan 29, 2011

Fener'e Hollywood'dan Yıldız Geliyor!

Takvim, Aykut Hoca'nın transfer listesini açıklamış. Tanıdık bir kaç isim ve Leonard Roberts. Kim derseniz, IMDB'ye bakmak gerekiyor. Kendileri gerçekten de Hollywood yıldızı. Çok yaşa Takvim.

Google'a Lassana yazıp resmi kopyalamakla gazetecilik yapılmıyor tabi. (bkz. Görsellerde ara: Lassana)

Nisan 18, 2011

Çinli Real Madridliler.

Rıdvan Dilmen, El Clasico için Madrid'deydi Cumartesi. Hem maç öncesinde çimlerin üzerinde, hem de dün canlı yayın %100 Futbol'da bir konuya bir hayli takılmıştı.

Maça gelen Çinli, Afrikalı Real Madridliler.

Çinli, Japon, Afrikalı Fenerli, Galatasaraylı görememekten muzdaripti Rıdvan Hoca. Programda Güntekin Onay 2000 yılında müslüman ülkelerdeki Galatasaray sempatizanlığından bahsetti azıcık da olsa ama gerçekleri net görememişler demek ki.

Hala Mısır'a giden her Türk'ün duyduğu Hasan Şaş'tan, Malezya'daki Hakan Şükür hayranlığında haberleri yoktu belli ki. Burada bir kaç kez daha yazdığım gibi Bordeaux maçında Sabri'nin golü sonrası Arnavutluk'ta Arnavutlarla birlikte delice sevindiğimiz de bir gerçek, Fransa'da 2000 yılında Galatasaray'ın kadrosunu net sayabilen saf kan Fransızlar da, 1994'te Türkiye'ye gelen bir CEO'nun oğluna almak için aradığı ve bulamadığı Galatasaray forması da.

Tabi 2001 sonrası zaten dünya kulübü olmuş Galatasaray'ı dünya kulübü yapacağız diye gelip 8 sene sonunda Anadolu Kulübü'ne çeviren ekol de, böyle bir gücü yönetemeyecek kadar aciz adamlar da gerçek.

Galatasarayı.com'dan alıntı bir videodan kestiğim bir kaç Japon, Koreli, Vietnamlı vs. Galatasaraylı'nın resimlerini de paylaşalım da, nerede bunlar demesinler. Manu Chao'nun bir dönem konserlerine Galatasaray formasıyla çıktığı da unutulmasın.

Bu arada ille de canlı canlı yabancı Galatasaraylı görmek isteyen varsa, Seyrantepe'de VIP Lounge'a gelip, Hollandalı, Japon ve Koreli Galatasaraylılarla da tanışabilirler.














Ocak 18, 2011

Sabri Reyiz Ve Mesaj


Sabri sahanın her yerinde çalışıyor, Servet'in ise formasında Galatasaray arması yok, bu bir mesaj olabilir mi?

Şaka bir yana ki, aslında her şey şakadan ibaret gibi gelmeye başladı, Erdoğan Arıkan ve dün de Güntekin Onay'ın çok istediği olmadı, o gol bir türlü gelmedi ve Galatasaray çeyrek finale çıktı. Bu kadar Antalyasporlu olduğunu da öğrenmiş olduk. Dostu düşmanı bilmek gerek.

Ocak 14, 2011

Fabrizio Ravanelli


"Bakmayın ak saçlarına daha 28 yaşında." Bülend Karpat 1996.

Aralık 29, 2010

Baptista Malaga'da.


Baptista'yı da kaybettik. Kuranyi'nin sene başında Rusya'ya gitmesi, Aurelio'nun Türkiye'ye dönmesi, Ze Roberto'nun çok yaşlanması, Poulsen'in Liverpool'a gitmesi, transfer haberi hazırlamakta güçlük çeken medyayı gurbetçi futbolcular üzerine yoğunlaştırdı.

Ömer Toprak, Tunay Tosun, Taner Yalçın, bir türlü Bayern'den ayıramadıkları Hamit ve kardeşi Halil asparagasın yıldızları bu transfer döneminde.

Takımların savaşçı futbolcu isteği ise genelde Fransa'da oynayan Afrikalı ya da Afrika asıllı oyunculardan karşılanıyor. Dia-Niang ikilisinin üzerine transfer stratejisi değişen Fenerbahçe, siteden sadece siyahi oyuncuları yalanlamak zorunda kalıyor.

Galatasaray'ın free transfere alışması, Haldun Üstünel'in ayrılmasıyla sürpriz transferlerin sona ermesi, Ankaragücü'nden ayrılan 5 futbolcudan en az birinin Galatasaray'a gelmesi demek oluyor.

Beşiktaş'ın Portekizli çalıştırması, yeni spekülasyonların bu yönde olacağının göstergesi. Taraftarın da yönetime belli bir isim vermemesi, gazeteleri sıkıntıya soktu.

Zaytung haberi gibi oldu ama gerçekten bu transfer döneminde medyadan yeterli spekülasyonları göremiyoruz. Sene başı Avrupa'da yaşanan aşırı sirkulasyon bizimkileri de bayağı bir zorlamış.

Real'den ayrılması muhtemel Diarra bile hala bir takımla eşleşemedi bu dönemde. En büyük kozları takıman ayrılmayacağını açıklayan Forlan'ın Fener'e transferi gibi gözüküyor.

Eylül 05, 2010

Yeter Habertürk Yeter

Habertürk'ün saçmalamasına alıştık ama suyunu çıkartıyor bir müddettir, özellikle Galatasaray ile ilgili konularda. Son bomba Misimoviç'in Almanya'da verdiği röportaj. Röportaj Sport1.de'den.
Schalke mevzusu sorulmuş Misimoviç'e. O da 'Bu saatten sonra artık gidemem, gitmeyi de düşünebilirdim ancak olmadı, gitseydim, çok enteresan olabilirdi.' demiş.
Habertürk kanadında doğru çevirinin yanında, bir de 'Aslında Schalke’ye gitmek isterdim ama olmadı. Yapacak bir şey yok.' eklenmiş.
Orjinal röportajda sadece 1 cümle Schalke ile ilgili. İstanbul, Galatasaray ve Bosna ile ilgili sorular ve cevaplar var.
Başlık ayrı bir bomba, eklenen kısım demeç diğer kısımlar röportaj olarak geçiyor. Demeç diye bir durum yok sport1.de'de.
Her gün saçmalayan Habertürk'te, acaba Fatih Altaylı başkan mı olmak istiyor, yoksa birileri istiyor onlara kıyakçılık mı yapıyor çözemedim bu işi. Ya da Habertürk'ün işi gücü kalmadı, reyting mi arıyor?
Bir de herkesin şu atlamasına hastayım. Yorumlarda şov var. Bu röportjaların Lugano ve Lincoln'lü versiyonları da vardı bi dönem. Q7 ve Guti direk dergiye röportaj verince Onlara sallayamadılar demek ki.

Ağustos 22, 2010

Sıra Sende.

Young Boys maçları sonrası Aykut'la başlayan, Sivas maçıyla Rijkaard'ı etkisi altına alan eleştiri yağmurunda sıra perşembe'ye kadar Schuster'e geçti. Yurdum medyası eline geçen fırsatı boş geçmez. Her mağlubiyete şampiyonluk kaçmışcasına önem veren, bilgili ve bir o kadar da tecrübeli kalemler, yarın olası bir Galatasaray galibiyeti sonrası tüm gücüyle Schuster'i eleştirecekler. Hemen maçın ertesine Fotomaç'ın 'Hüsran' ve 'Erken Fren' başlıklı haberlerini girmesi ilk sinyaller.
Ben demiştimciler, bir Guti-Quaresma ile Nobre-Nihat'la olmaz diyerek ahkam kesecekler. Maç özetlerine para vermeyip, bilgisayar oyunundan çıkma karelerle yapılan hataları anlatacaklar, eski örneklerle birleştirecekler. Hatta onlara yardımı olacaksa, geçen sene Rijkaard bile ilk 6 maçı kazanmıştı gibi bir örnek verebiliriz.
Tabi perşembe günü Aykut ve Rijkaard sıra bekliyorlar. Onlarda azalan ilgiye karşı birkaç hamle yapmak isteyebilirler, ya da hemen bu hafta sonu toplu intihara girişebilirler. Zaten Fatih Terim aportta bekletiliyor küpürlerde, yedeği de Tugay şimdiden.
Adamlar haklı beyler. Yılmaz Hoca'nın da dediği gibi Guti-Quaresma'yla babam da şampiyon olur sonuçta. Ama o babalar hiç ortaya çıkmazlar ya da biz göremeyiz. Barcelona'yı bende Şampiyonlar Ligi şampiyonu yaparım diyenlerin UEFA'da bir tur geçemediği günleri bir biz biliriz.
Bu arada maçı uzaktan kesik kesik izledim. Nasıl oynadı da yenildi Beşiktaş bilmiyorum. Ama rakip Belediye, başında da Abdullah Avcı olduğu sürece herhangi bir büyüğün yenilmesi sürpriz değildir. 3 büyüklerle yaptığı 20 maçın 6.sını kazandı bugün itibariyle.

Ağustos 08, 2010

Deco Fluminense'de.

2 senedir Türkiye'ye ha geldi ha gelecek denilen Deco da memleketine dönen Brezilyalılar kervanına katıldı. Rijkaard kontenjanından gelen Marquez, Bojan, Gudjohnsen ve Hleb'den sonra Deco'nun da spor sayfalarının ne kadar iyi nokta atış yaptığını gözler önüne serdi yine.
Scolari ile birlikte gelmişti ama Scolari'nin hızlı ayrılışı sonrası gözden düştü otomatikman. Bundan sonrası Lincoln veya Luciano gibi Brezilya'da atacağı gollere, paslara bakarak, alacağı ödülleri sayarak tüh demek. İngiltere'de böyle bir sistem gelişmemişse, gelişmesine ön ayak olmak.

Ağustos 04, 2010

Fotomaç Kafası


Fotomaç'ın F.Bahçe'nin elenmesine attığı sanal manşet. Biz bunu Aykut top oynarken yapardık, hala mı aynı kafa???

Haziran 02, 2010

HD Medeniyeti.



Dünya Kupası TRT HD'de, Serie A, La Liga, FA Cup, NBA HD-En'de. Geç de olsa teknolojiye ayak uydurdular. Rubin Kazan'ın maçını HD izledikten sonra, Real Madrid ve Barcelona'nın maçlarını SD izlemek can sıkıyordu. Artık bu sıkıntıdan kurtuluyoruz. Ancak bu seferde D-Smart sıkıntısı baş gösterdi. TRT ve NTV HD kanallarını sadece D-Smart'tan yayınlayacaklar. Digiturk hakkında bir bilgi yok şimdilik.
CL ve UEFA maçlarını kıvırtıyorduk ama bu kadar baskıya dayanamayıp, D-Smart da almak zorunda kalacağız sanırım.

Mayıs 30, 2010

Hepimiz Tuncay'ız.

Milli Takım ABD kampı Çek maçında çıldıran Amerikan rejisi. Oyuna giren herkes Tuncay. Türk ya da Çek farketmiyor. Bu hatayı geç de olsa farkettiler herhalde 65.dakikadan sonra giren herkesin sırtında ismi uzun uzun gösterildi tvde. Gerçek Tuncay ise oyuna hiç girmedi. Bu arada stad anonsu yapan arkadaşın Turgay'ı 'Törgey' diye okuması da beklenen sonuçtu diye tahmin ediyorum.


Araştırmadan Gazetecilik.


NTVSpor her gün yeni bir bombayla çıkıyor karşımıza. Dün de ABD ile ilk kez karşılaştırdı milli takımımızı. Amerika'yla 1991'de özel, diğeri 2003'te Konfederasyon Kupası'nda 2 kez daha oynamıştık. 1991'de 1-1 (Erdal Keser), 2003'te 2-1 (Tuncay, Okan Yılmaz).
Dün yaşanan tek ilk ABD'ye ilk kez yenilmemiz olabilir ya da Amerika'da ilk kez karşılaşmamız. NTVSpor'da çivi iyice çıktı, yazım hataları, yorum taraflılığı derken, araştırmadan yazma başladı şimdi de. İşler çoğalınca kontrol mü kaçtı acaba. Link burada.
Bu arada HD-EN adıyla HD kanal açıyor NTV grubu. Artık Serie A ve La Liga maçlarını, milli maçları HD izleyebileceğiz. Ancak şimdilik sadece D-Smart'ta olacak.

Mayıs 26, 2010

Türkiye'deki Anlamsız Baskı.

Futbolcuların Türkiye'de ne kadar baskı altında kaldıklarının bir göstergesi yaşanıyor Amerika'da. Önce Arda, Nihat bugün de Sercan-Semih.
Arda sezona fırtına gibi girdi, kaptanlık, pasaport, Sinem, Caner derken eridi çocuk. Nihat gol atamadıkça vurmayı unuttu dedik, golünü yapıştırdı Çeklere. Sercan'a da Helin'le dendi, Lambo aldı dediler, Corvette çıktı, bu sene kötüydü 4 gol attı ama git sen Amerika'da at golünü. Semih zaten muallakta,tribün istedi, Daum ya da Aziz Yıldırım istemedi, yedekten çıkamadı bu sene yine gitti milli maçta attı golünü.
Dünya Kupası'na hazırlık için yapmamız gereken maçları, Hiddink'e hazırlık için yapsak da çok önemli bir şeyi gözler önüne serdi bana göre. Türkiye'deki anlamsız baskıyı. Halkın ya da taraftarların baskısı da değil bu. Medya da gereksiz insanların, gereksiz yorumları bu adamları bu hale getiriyor, yoksa kimse Arda Sinem'e sinema kapatmasını öğrenemeyecek misal.
Bu sene Avrupa deplasmanlarında neredeyse maç kaybetmeyen FB (sadece Lille) , GS (Sturm Graz hariç) ve TS ile CL'de Türkiye'de 0 puan alıp deplasmanda 4 puan alan BJK bunun ayrı bir göstergesi olabilir mi?
Bunu medyaya bağlamak ne kadar doğru ama Trabzon'a her gelenin yerel medya baskısını öne sürmesi de buna örnek olabilir mi?
Şu alternatiften de söz edilebilir. Baskıyı kaldıramıyorsa yıldız oyuncu değildir. Doğru önermedir ama şirketinde, okulunda baskı altında yaşayan bir milletin içinden çıkan insanların o baskıyı kaale almaması zor olsa gerek. Alışmaları gerek belki ama alışmalarını sağlayacak bir destek gerek görüldüğü üzere. Belki de psikolojik. Hıncal Uluç'un yıllardır büyüklere mentor gerek demesinin altında yatan sebeplerden biridir bu diye tahmin ediyorum.
Related Posts with Thumbnails