Nisan 25, 2011

Special


'Mourinho Tactical Board'; Mourinho'nun isteklerini karşılaması için hazırlanmış bilgisayar programı satışta. Bizim hocalara birer tane almalarını hatta mümkünse Mourinho'dan save ettiği bazı dosyaları da edinmelerini şiddetle tavsiye ederiz.

Nisan 24, 2011

Emiliano Insua


2 aya yakın hiç maç yapmamasına, sezon başından beri sadece 1000 dakika oynayan biri olmasına rağmen, dün sahanın en fit oyuncusu olması, Hagi'nin çalışkan oyuncu anlayışındaki tutarsızlığı yine gösterdi.

Bülent Hoca'nın anlamsız 87.dakika sol bek değişikliği sırasında sahanın dışına çıkarken futbolcu yürüyüşüne sahip tek adam olarak Insua gözüküyordu sahada.

Insua ve Baros kısmen ne yapacaklarını bilirken, maç boyu Gökhan Zan'ın topu sağ bekten sol açıktaki Arda'ya atmaya çalışıp, tutturamadığı pası, Neill'in girdikten sonra ilk denemesinde başarıyla ulaştırması da aradaki kalite farkını gözümüze soktu.

Hagi'nin Sabri-Servet oyun kurgusunu, Bülent Ünder'in tüm toplar Arda'ya şeklinde değiştirmesini de taktikte büyük ilerleme olarak gördüm ben.

Arda'nın Sarp'a pas vereceği ve koşu yapacağı yerleri göstermesi, mahalle maçında takımın en yaşlısının yapacağı türden hareketlerdi. Sadece Sarp'a değil bir çok kez bir çok futbolcu bozmasına eliyle oraya pas ver buraya koş demesi, takımın orta sahadan ilerisindeki tek kalburüstü oyuncunun Arda olduğunu da gösterdi.

Arda da giderse, anlamsız Elano-Misimovic satışları sonrası takım olduğu gibi bir mahalle takımı görünümüne dönüşecek belli ki. Arda gitmeyecek, yönetim değişmeyecek diye düşündüğümden, seneye bu takıma 4-5 değil en az 10 ilk 11 oyuncusu alınması gerekecek.

Ayrıca Türkiye'deki hocaların futbolculara takmasını biri bana açıklasın. 6 sene önce Hagi-Saidou-Ümit Karan, sezon başı Rijkaard-Servet, Aykut-Alex, Schuster-Tekke daha sonra Hagi-Misimoviç-Insua ve en son Bülent Ünder-Pino-Çana-Baros-Neill.

Bu olayın adı nedir? Guardiola İbrahimovic'e takmak için niye sezon sonunu bekledi? Niye hadi len deyip, TV'lere bir daha Barça forması giymeyecek bu adam demedi? Türkiye'deki hocaların taktik-teknikten önce bir iletişim kursuna alınmaları şart. Bir de yönetimlere transfer politikası nasıl oluşturulur kursu gerek.

CM Manzaraları #2

İzmir Atatürk Stadı'na bir ihtar da CM yönetiminden. HSE doğu terası kapatır.

İnönü'de çılgın maç. İlk yarı 4-3, ikinci yarı 3-5. CM 01/02'deki kaleci dandikliğini ve forvetlerin inanılmaz formlarını bir türlü çözemedik.

Nisan 19, 2011

Semih Saygıner'den Albüm


Üstad da albüm yapanlar kervanına katılmış. Bilardo sanatçısı derken şimdi de müziğe giriş. 13 şarkılık TSM albümü. Ses de fena değilmiş.

Semih Saygıner - Gizli Aşk (2011)

01. Gizli Aşk Bu
02. Bir Gece Ansızın Gelebilirim
03. Duydum Ki Unutmuşsun
04. Söyle Naz Mı Bu Kaş Çatış
05. Nasıl Geçti Habersiz
06. Yarım Kalan Aşk
07. Ayrılık Rüzgarı
08. Çaresizim
09. Tadı Yok Sensiz Geçen
10. Seninle Bir Sonbahar
11. Susma
12. Silinmeyen Aşk
13. Sensiz Saadet Neymiş

Nisan 18, 2011

Çinli Real Madridliler.

Rıdvan Dilmen, El Clasico için Madrid'deydi Cumartesi. Hem maç öncesinde çimlerin üzerinde, hem de dün canlı yayın %100 Futbol'da bir konuya bir hayli takılmıştı.

Maça gelen Çinli, Afrikalı Real Madridliler.

Çinli, Japon, Afrikalı Fenerli, Galatasaraylı görememekten muzdaripti Rıdvan Hoca. Programda Güntekin Onay 2000 yılında müslüman ülkelerdeki Galatasaray sempatizanlığından bahsetti azıcık da olsa ama gerçekleri net görememişler demek ki.

Hala Mısır'a giden her Türk'ün duyduğu Hasan Şaş'tan, Malezya'daki Hakan Şükür hayranlığında haberleri yoktu belli ki. Burada bir kaç kez daha yazdığım gibi Bordeaux maçında Sabri'nin golü sonrası Arnavutluk'ta Arnavutlarla birlikte delice sevindiğimiz de bir gerçek, Fransa'da 2000 yılında Galatasaray'ın kadrosunu net sayabilen saf kan Fransızlar da, 1994'te Türkiye'ye gelen bir CEO'nun oğluna almak için aradığı ve bulamadığı Galatasaray forması da.

Tabi 2001 sonrası zaten dünya kulübü olmuş Galatasaray'ı dünya kulübü yapacağız diye gelip 8 sene sonunda Anadolu Kulübü'ne çeviren ekol de, böyle bir gücü yönetemeyecek kadar aciz adamlar da gerçek.

Galatasarayı.com'dan alıntı bir videodan kestiğim bir kaç Japon, Koreli, Vietnamlı vs. Galatasaraylı'nın resimlerini de paylaşalım da, nerede bunlar demesinler. Manu Chao'nun bir dönem konserlerine Galatasaray formasıyla çıktığı da unutulmasın.

Bu arada ille de canlı canlı yabancı Galatasaraylı görmek isteyen varsa, Seyrantepe'de VIP Lounge'a gelip, Hollandalı, Japon ve Koreli Galatasaraylılarla da tanışabilirler.














Nisan 17, 2011

Brookyln Decker




Hüseyin Göçek


Dün belki de maçın bu kadar karışmasının en önemli sebeplerindendi Hüseyin Göçek ama kimse kızmasın. Bu adamı bu hale getiren yine kendileridir.

Biz Lincoln'ün bal gibi serbest vuruşuna, en direk dediğinde ne kadar kızdıysak, dün de Fenerlilerin, kazanmalarına rağmen, bu kadar kızması doğal. Saçma sapan kartlar, verilmeyen penaltılar, veril(e)meyen kırmızı kartlar. Ama kızmaya hakkımız yok, bizim hakemler bu kadar.

Sadece Göçek değil, neredeyse hepsi cacıklamış durumda. Avantaj kuralını uygulayamayan, ele değen topun çarpma mı kasti mi olduğu ayıramayan, ofsayt kuralındaki değişimi daha çözememiş adamlardan fazla bir şey beklemiyoruz elbet.

Ama oynanan futbola da bu hakemler yakışır. Dünya kadar transfere rağmen başlarına adam gibi bir hoca koyamayan onlarca kulubümüz var. Avrupa'da 3 senedir tabir-i caizse sıfır çekiyoruz. 15 dakika top oynayan takımlar maç kazanıyor bu ligde. Fazla üstüne gitmemek gerek hakemlerin bu yüzden. 15 yerine 30 dakika oynasanız zaten hakemler sonuca etki edemez.

Yine de şanslıyız, Türkiye özgür bir ülke. Chelsea'ye her Şampiyonlar Ligi senesinde yapılan kıyım bizimkilere yapılsa sesimizi çıkarıp, hakem odası basabilecek miyiz acep?
Related Posts with Thumbnails