Eylül 28, 2011

Futbol Sanattır #5

World Class


Resimden de anlaşılacağı üzere, asıl sorun Türk futbolcusunda değil, futbolcu eğitiminde yaşanmaktadır. Zamanında aynı takımda Brezilyalıların, Arjantinlilerin, Hollandalıların, Almanların 3'lü kullanıldığı uyumlu yabancı teorisinde artık 3 Türk kullanılıyorsa, teorinin dışında pratik olarak da Türk futbolcusu artık "World Class"'tır.

Real'deki 3 Türk'ün Almanya'dan yetişmesi ise Türkiye'de futbolcu yetiştiren grubun hala "Amateur" kalmasından kaynaklıdır. Türkiye'deki futbolcular, Tugay gibi kendi yetiştirecek kültüre sahip olmadıklarından da, Süper Lig'de vasat hocalarla vasat performanslar ortaya koymaya devam ediyorlar.

AB dışı yabancı sınırının olduğu büyük Avrupa liglerinde kendilerine Sırp-Hırvat hatta herhangi bir Afrika ülkesi oyuncuları kadar yer bulamamaları büyük başarı öyküsüdür. Hem de çok daha iyi imkanlara sahipken. Bunun altında "Türkiye'de çok erken, çok para kazanıyorlar" önermesini de yeterli bulamıyorum. Bu beceriksiz futbol dünyamızın bahane olabilir ancak.

Şenes Erzik dönemi kurulan Piontek-Fatih Terim-Rasim Kara-Serpil Hamdi Tüzün organizasyonu Türkiye'nin en başarılı dönemi yaşatmış olmasına ve üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen, daha iyiye gideceğimiz yerde, endüstriyelleşme ile birlikte genel başarısızlığa sürüklenmemiz, başarı için hala Fatih Terim ya da Şenol Güneş bekliyor olmamız içler acısı. Elalem, endüstriyel futbolu başarı için tesis ederken, bizim tam ters şekilde anlamamız enteresan.

Endüstriyel futbolun en önemli öğesi olan futbolcuları es geçmemiz, bilgisizliğimizin, tutarsızlığımızın ve gereksiz kibrimizin en önemli simgesi. Ne yapacağını bildiğiniz takımın maçını izlemeye gider misiniz? En ufak yaratıcılık kırıntısı olmayan taktiklerle, istediğini yapmasına izin verilmeyen ve elinden tutulmayan yetenekli futbolcuların yok oluşunu izlemeye mahkumuz.

Tabi ropörtaj vermesi bile yasak olan futbolcuların, maçta hocasının istediğinin dışına çıkması düşünülemez. Kendisiyle aynı fikri paylaşmadığını medyadan öğrendiği oyuncusunu, ilk 11'de oynatma büyüklüğünü gösteren 33 yaşındaki hoca yerine, sakız çiğnediği ya da kendisine kızan oyuncuları kadro dışı bırakma küçüklüğünü gösterenler var çünkü bu ligde.

Adrian & Paulo Henrique

Sezon başı Paulo Henrique tarafındaydım ama git gide Adrian'ı izlemeye başladım. Henrique'den vazgeçmiş değilim ama Benfica maçındaki sakatlığı etken bu düşüşte sanırım. İkisinin de kalıcı olmaları halinde birer Szymkoviak etkisi yaratmaları olası. 

Burak'ın olmayışı bugünkü maçın skorunu belirledi sonuç olarak. Bu cümle için Türk futbolu adına Şenol Hoca'ya bir selam çakmak gerek. Adrian-Burak-Henrique-Sapara 4'lüsü uyum halinde can yakabilir Avrupa'da, Halil ve Vittek'i can simidi sayabiliriz bu durumda. 

Trabzonspor hala lider olsa da CSKA maçları aşırı önem kazandı. 2 maçtan alınacak en az 3 puan Trabzon'u 2.tura tutundurabilir. Inter'in olası 2 Lille galibiyeti ise herkesi şenlendirir. Pabuç bu kadar ucuz değil ama Trabzonspor'un genlerinde Avrupalılık var geçmişten kalan.

İlker Yasin'in değişmez, "gole kadar rakibi öv, golden sonra maçın başında söylemiştim Sabri hatırlarsan, biz bu takımdan iyiyiz" tavrında herhangi bir ilerleme yok. Maçları anlatımsız izleme opsiyonu verilmeli Türkiye'de, en azından Star'da.

Eylül 26, 2011

Graffiti Sanattır.





Estadio da Luz tünelleri. Maça yolunda havaya girmek. Ders alınacak çok şey var şu Portekizlilerden. 

Related Posts with Thumbnails