Eylül 25, 2009

Hızlı Koşan At


Bu kez de Filenin Sultanları Polonya'da. Avrupa Voleybol Şampiyonası'na 3-0'lık Fransa galibiyeti ile başladılar ama, sonları 12 Dev Adam'a benzemez inşallah. Polonya'dan bir madalya alalım artık be. Yarın İtalya maçı var 4'te. Bu arada bu sene tüm sporlarda Avrupa Şampiyonaları Polonya'da mı acep?

Hazırlanın...


9 yıldır fakir ve uyuyan Aslan döneminde bile gelir şampiyonluğunu sportif farka (Hâlâ 2 takım da 17’şer şampiyonlukta) dönüştüremeyenlerin bundan sonra da Avrupa rekabetinde pek bir şansı yoktur. Klüplerin ekonomileri ile ilgili yazısından,Serdar Ali Çelikler-Habertürk

Yazının devamı da burada. Şiddetle tavsiye ederim.

Frank'in Teknik Direktörlük Geçmişi


İlk geldiğinde Barcelona ve Hollanda Milli Takım'ındaki başarıları göz ardı edilip Sparta'yı küme düşürmesi ve Galatasaray'ın Barcelona olmadığı konuşuldu oldukça bir süre. Hala da emin olamayanlar veya emin olmak isteyenler mevcut. Şöyle az biraz araştırınca bayağı ciddi bir geçmişi varmış aslında abinin. Enteresan başarıları ve ödülleri de.
Hollanda Milli Takımı'nda Koeman ve Neeskens ile birlikte Guus Hiddink'in yardımcılığını yaptıktan sonra 1998'de takımın başına geçmiş. Euro 2000'de yarı finalde İtalya'ya penaltılarda elenerek veda etmiş kupaya. Kupanın ardından istifa etmiş hemen.
2001-02 sezonda Sparta Rotterdam'ın başına geçtikten sonra klübü tarihinde ilk kez küme düşürmüş. Sparta ülkenin en eski profesyonel futbol klübü. Ardından işine son verilmiş.
2003'te Laporta'nın başkan seçilmesi ile Barcelona'nın başına geçiyor Rijkaard. Başlangıç pek iç açıcı değil. İstikrarsız sonuçlar 5-1'lik Malaga mağlubiyeti ve Nou Camp'ta Real'e 2-1 kaybetmesi taraftar tarafından istenmeyen adam ilan edilmesini sağlıyor. Laporta'nın sabrı ile o sezon 2.liğe kadar yükseliyor Barcelona. UEFA'da 4.turda Celtic'e kaybediyor aynı sezon.
Bir sonraki sezon şampiyonluk geliyor. Şampiyonlar Ligi'nde Mourinho ile ilk eşleşmesinde kaybediyor Rijkaard 2.Turda. Ertesi sezon Şampiyonluk ve Şampiyonlar Ligi dublesi geliyor. 2.Mourinho eşleşmesinden galip ayrılıyor bu sefer Rijkaard.
2006/07'de Ronaldinho, Eto'o ve Deco'nun sorunları ve Real'e Capello'nun gelmesi takımın şampiyonluğuna mal oluyor. Avrupa'da da 2.turda eleniyor Liverpool'a.
2007/08'de sorunların sürmesi ile yolları ayrılıyo Rijkaard ile Barcelona'nın. 1 Şampiyonlar Ligi, 2 La Liga ve 2 İspanya Süper Kupası bırakıyor müzeye. Bir de Messi. Gerçi o dönem de kim hoca olsa Messi altyapıdan çıkacaktı elbet ama Messi'nin Rijkaard için söylediği 'Ona çok şey borçluyum. Bunu şöyle ifade edeyim. Onun için bir yerimi yaralasam, acıyı hissetmem.' sözleri A Takıma çıkarmaktan fazlasını yaptığını gösteriyor. Takımı bıraktıktan sonra takımın bu derece başarılı olmasında payı vardır elbet ama ne kadardır o kısmı bilinemeyecek hiçbir zaman.
Bir sezon boşluktan sonra Haldun Üstünel diye biri takımının hocasından memnun olmayacak ki Ocak'09 da onu takımın başına geçirmek için uğraşmaya başlıyor. Milan'a gidecek, City'ye gider derken tatilinizin en güzel yerinde Galatasaray'ın başında görüyorsunuz.

İlk başta spor yorumcularımız memnun olmuyor pek. 3'er, 5'er senelik şampiyonluk sözlerinin uçuştuğu bir dönemde, söz vermeyen birileri inanılmaz bir vizyon örneği göstererek 2 sene önce Şampiyonlar Ligi'ni almış bir hocayı, kasasında para olmamasına rağmen getiriyor, 4 senede yaptıklarının sonraki 9 senede yapamayan takımının başına ve 9 senedir acı çeken bir taraftar topluluğu artık, özellikle geçen sezon ki fiyaskonun ardından koltuğuna kurulup zevkle izliyor bu adamı, yardımcılarını. Futbol da son yılların en iyisi olmasına rağmen 3 atılan bazı maçlarda bile oyuna mırın kırın edilerek. 13 maç 11 galibiyet 2 beraberlik ve alışık olmadığımız bir rotasyonla emin adım ilerliyorlar aslanlar.
Sonuçta Rijkaard'ın bir Sparta örneği var ama, unutmayalım Terim'in de kötü birer Göztepe ve Ankaragücü maceraları vardı, UEFA'yı getirdi. Demek ki iyi arabayı iyi kullananın, kötü arabayı da iyi kullanacak diye bir şartı yok.

Hakan'ın Yansımaları


Benim babam senin bananı döver felsefesinin yeni ürünü. Bizim takım yenisini yener. Ve otoritelerin yorumları. Ergün - Hasan Şaş farkına dikkat edelim. Cüneyt Tanman hala efendi.

Kupa 1’i kazanırlardı
UEFA Şampiyonu olan kadro bugün oynuyor olsa Şampiyonlar Ligi’ni çok rahat kazanırdı. Avrupa’da o gün oynanan futbolla bugünkü arasında dağlar kadar fark var. Galatasaray o sezon kupayı alırken 2 İtalyan, 1 İspanyol, 3 İngiliz takımıyla mücadele etti. Avrupa’da bunlardan güçlü lig var mı? Bugünkü kadronun Panathinaikos, hatta Kasımpaşa önünde bile nasıl çözüldüğünü gördük. Dolayısıyla bu mukayeseyi yapmak için henüz çok ama çok erken.
HINCAL ULUÇ

Her dönem farklı
Böyle bir mukayesenin yapılmasına taraftar değilim. Her takım kendi dönemi ve şartları içinde başarılı oluyor. Benim dönemimdeki Tanjulu, Prekazili, Kupa 1’de yarı final oynamış takım da değerliydi. Her dönem oynanan futbolun tarzı ve hızı değişiyor. 2000 yılındaki takım gerçekten çok başarılıydı. Ama şu andaki takım da mükemmel. Umarım onlar da önemli başarılara imza atarak saygıyla anılacaktır. Zaten 2000 kadrosuyla mukayese edecek olsak bile, öncesinde önemli işler başarmaları, UEFA Kupası’nı kazanan takım gibi Türk futbolunun gururu olmaları gerek.
CÜNEYT TANMAN

Sezon sonunu görelim
Türkiye’nin en kaliteli yerli kadrosunu elinde bulunduran Galatasaray, çok önemli yabancılarla birlikte bu sezon çok iyi bir takım oluşturdu. Ama ben bu tip bir değerlendirmeyi doğru bulmuyorum. En azından bu sezonu bitirmek gerek. Şu anki takım çok iyi bir kadro ama bizden iyi olup olmadıkları kazanacakları şampiyonluklarla ve Avrupa’da elde edecekleri başarıyla anlaşılacak.
BÜLENT KORKMAZ

Babam babanı döver
Çok abuk bir benzetme. Hakan bunu neye dayanarak söyledi bilemiyorum. Hani eskiden mahallelerde konuşulurdu ya “Benim babam senin babanı döver” diye, bu da onun gibi bir şey. O zamanın futbolu ayrı, bu zamanın futbolu ayrı. Öyle bir kıyaslama yapacaksak, o zaman 70’li yılların Ajax’ı da herkesi yener.
ERMAN TOROĞLU

Tabii ki biz kazanırız
Hakan doğru söylemiş, tabii ki bizim takım kazanır. Bu görüşü savunmamın nedeni bizim dönemimizdeki takımın oyunu iki yönlü oynayabiliyor oluşu. Hem koşuyor, mücadele ediyorduk hem de üretkendik. Şimdiki takım çok üretken ama oyunu hem defansif hem ofansif olarak oynayamıyor. Böyle olunca da 2000 kadrosunun önemli bir artısı oluyor. Şimdiki takım ilk golü atınca sonrasını kolay getiriyor. Hızlı adamlarıyla rakibin açıklarından sonuca gitmeyi biliyor. Ama biz Panathinaikos gibi geri dönüşlerde sıkıntı yaşamazdık. Hücumdan dönüşte hızlı bir biçimde 8-9 kişi topun arkasına geçebiliyorduk.
HASAN ŞAŞ

Başarılarımız ortada
Tabii ki bu sezonki Galatasaray çok iyi bir takım ama bu tip bir değerlendirme için çok erken. Ayrıca bu takımın ne kadar iyi olduğunu değerlendirebilmek için Avrupa’da neler başaracağını görmek lazım. Şimdiki kadroda bireysel yetenekleri üst düzeyde olan, skoru her an değiştirebilecek çok isim var. Ama o dönem bizim de gerçekten çok iyi bir kadromuz vardı. Zaten başarılar ortada.
ERGÜN PENBE

Bülent Korkmaz Bakü'ye Dogru


Bu sene birşey olmaz ama istediklerimi yaparsanız seneye Şampiyonlar Ligi'ni alırız demiş midir acaba adamlara da. Hiç inanamıyorum herhangi bir takımda başarılı olacağına. Her konuda anlaşmaya vardık demiş Zaman'a. Hayde hayırlısı bir Erciyes efsanesi daha yaratır belki.

Delgado'nun Fendi


Delgado'nun 2 ay içinde sahaya dönecek olması, Fink'e kiralık yollarını göstermiş diyor NTV. Madem göndereceksin niye getirdin adamı Almanya'dan. Madem Delgado'yu oynatacaktın neden aldın 10,5 numarayı. Niye harcadın o parayı. Battı para bu sene Beşiktaş'a. Şampiyonlar Ligi'ne gitmeden en yüksek primi Gaziantespor aldı organizasyondan.

Eylül 24, 2009

Michael Skibbe'nin Frankfurt'u


Sezon başında Frankfurt'un başına geçti Skibbe. Şimdiye kadar oynanan 8 maçta 4 galibiyet ve 4 beraberlik aldı. Dün gece Almanya Kupası'nda da Aachen'i 6-4 gibi bir skorla yendi. Frankfurt için iyi başlangıç. Ama yine de Skibbe'nin sağı solu belli olmaz. Bizdeki gibi patlayıverir mazallah. Ama en azından amacı olmayan bir klüpte. Ordan bir avantajı var. Kimse Şampiyonlar Ligi'ne gitmedin diye kızamaz. Memnundur halinden tahminimce. Edwin Boekamp'ta yanında tabi. Bir de Lincoln'ü alsa değmeyin keyfine.
Related Posts with Thumbnails