Amsterdam'dan Sami Yen'e. Mutlaka izleyin.
Ocak 17, 2011
Ocak 16, 2011
Emre Çolak Is The Next Aydın Yılmaz.

Protestoları bir yana bırakıp maçı düşünecek olursak, ki bu neredeyse imkansız, hala kendi tuttuğunu varsaydığı takımın 106 yıllık tarihini, kültürünü, gururunu, her ne kisvesi altında olursa olsun, yerlere sermesini nasıl hazmedeceğiz Büyük Galatasaray Camia'sı olarak, ben oradayım.
Cevabı kendi içinde görmek istiyorum. Galatasaray varsa umut daima vardır.
Neyse Emre'ye gelelim. Geçen sene kupada Denizli Belediye maçıyla girdi hayatıma bu yeni Emre. Bir frikik bir de penaltı golüyle, Rijkaard'ın kurmak istediği sisteme bir orta saha yetiştiriyor diye günlerce konuştuk. Ama Emre de aslında Aydın'dan, Ferhat'tan, Uğur'dan, farkı olmadığını dün net bir şekilde gösterdi saolsun.
Aydın'ın Konya'daki golden sonra hala o golde yaşadığını ve 5 senedir zerre kadar kendini geliştirmediğini zaman zaman konuşuyoruz ama Emre'nin Aydın'dan farklı olacağını düşünmüştüm, yanılmışım. Kendisi dün gece yapamadığı olumlu hareketler ve bunun yanında hiç olmayan gücü-kondisyonu ile tipik bir Galatasaray'dan çıkıp, Anadolu'da bir yerlerde arasıra parlayan hikaye olacağını gösterdi. Böyle devam ederse, ki edeceğine inanıyorum, bu hikaye gelecekte önümüze serilecek.
Tabi Anıl'ı da unutmamak gerek. 2.yarıda oyuncu değişiklikleriyle bozulan konsantrasyon ve alamadığı pasları da göz önüne alarak, dün kaleyi bile tutturamadığı net gol pozisyonunu şimdilik es geçip en az bir Emre Çolak kadar şans vermek istiyorum. Bir maçla kaybettiğimiz gençler kervanına katılmamasını kendisinden bekliyoruz.
Tüm Galatasaraylı oyunculardan da, boş vakitlerinde Barcelona, Real Madrid ve Premier League maçları izleyip, 'adamlar nasıl oynuyor ya' sorusu yerine 'biz neden böyle oynayamıyoruz' sorusunu kendilerine sormalarını bekliyoruz. Beypazarı'na 3 atmakla bir şey çözülmüyor.
Bir de maçla ilgili anektod. Anonsu yapan arkadaşın, Ajaxlı oyuncuları soyadı yerine isimleriyle takdim etmesi ve skorbordlarda isimlerin son değiştirilen oyuncuya kadar yazılmaması, ulan Ajax gençlerle mi oynuyor dedirtti. Van der Wiel'i önümde görünce olayı farkettim ama kim girdi kim çıktı görmeden çözemedim. Böyle bir amatörlük olabilir mi? İlk gün acemiliği demek istiyorum. Daha çok var böyle acemilik, dua edelim olaya çabuk adapte olsunlar.
Etiketler:
Galatasaray
Ocak 14, 2011
Ocak 13, 2011
Sivrisinek Saz.

Yeni Malatya, Antep Belediye, Konya Torku, Beypazarı. Nasıl oluyor da süper lig takımlarına bu kadar kök söktürebiliyorlar? Cevabı rakibi küçümsemek değil, 60'ların futbolu hiç değil.
Sebebi, bizim süper lig takımlarımız futbol falan oynamıyorlar. Mali tablo, gelir-gider hikaye. Bu kadar ekonomik farka rağmen, alt liglerdekiler, üsttekilerden hiç korkmadan saldırıp, içeride dışarıda yenebiliyorsa ya da bu kadar zorlayabiliyorsa, aradaki farkı, ekonomi kisvesine sığınıp savunamazsınız.
İşinin ehli insanları gönderip, kendinize bu kadar güvenirseniz başka ne bekleyebilirsiniz? Bunca taraftar maç başlarken 'kesin kazanırız' diyemeyecek hale gelir. Sonra yabancı sınırı kalksın birilerini daha zengin edelim diye uğraşıp durursunuz. Hakemler bile kurtaramaz sizi artık.
Ders veriyor küçücük kulüpler, büyüklere ya da kendini büyük zanneden küçüklere ama davul zurna az geliyor.
Etiketler:
Süper Lig,
TFF Türkiye Kupası
Efsane Eşleşmeler ; Barcelona v Chelsea.
Abramovic, Chelsea'yi satın almadan önce Bates'in Gullit ve Vialli hamleleri Chelsea'yi saygı duyulacak bir takım haline getiriyordu. 1 Kupa Galipleri Kupası ve Süper Kupa'dan sonra, 2. Kupa Galipleri Kupası yarı finalde bitiyorud. 1999/00 sezonunda ise takım ilk kez Şampiyonlar Ligi'ne kalıyordu. Ve ilk kupa hayali çeyrek finalde Barcelona tarafından sonlandırılıyordu. Bugüne kadar 8 kez Cl'ye kalan Chelsea 5 kez Barcelona ile eşleşti. Bu sezon tekrar karşılaşırlar mı, meçhul.

İlk eşleşme 99-00 sezonundaydı. İlk maçı Stamford Bridge'de Zola ve Flo'nun 2 golüyle 3-1 kazanıyordu Vialli'nin takımı. Barça'nın tek golü Figo'dan geliyordu. Rövanşta normal süreyi Barcelona 3-1 önde kapatınca maç uzatmalara gitti ve Rivaldo ve Kluivert maçı 5-1'e getirerek Chelsea'yi kupanın dışına itti.
Abramovic'in kulübü alması ve Mourinho'yu takımın başına getirmesi, eşleşmeleri daha da bir anlamlı kılmaya başladı. Tercüman Mourinho Barça'ya karşı.
2004-05 sezonu CL 2.tur. Barça'nın başında Rijkaard, ilk maç Nou Camp'ta. İlk yarı Chelsea 1-0 önde. Ancak ne oluyorsa ikinci yarı oluyor. Drogba kırmızı kart yiyor, Barcelona o dakikadan sonra 2 gol bulup maçtan 2-1 galip ayrılıyor. Mourinho maç sonu açıklamasında hakem Anders Frisk'in devre arası Rijkaard ile görüştüğünü iddia ediyor. Hem kırmızı kart hem de bu görüşme üzerine Chelsea taraftarı Anders Frisk'i ölümle tehdit etmeye başlayınca, hakem güvenliği sebebiyle düdüğünü asıyor.

Stamford Bridge'deki rövanşa Chelsea 3 golle çok hızlı başlıyor. Daha sonra Ronaldinho, belki de Şampiyonlar Ligi tarihinin en güzel gollerinden biriyle turu Barcelona'ya yaklaştırıyor. Ancak 2.devre Chelsea 4.golü bulup turu geçen taraf oluyor.
Bir sene sonra yine 2.turda, bu kez ilk maç İngiltere'de. Mourinho yıllar sonra ilk kez evinde kaybediyor Barça'ya. Rövanş Nou Camp'ta 1-1 bitse de Barça, turu geçiyor ve sonunda kupaya uzanıyor.
2006-07'de bu kez gruplarda denk geliyor Rijkaard ve Mourinho. Londra'daki maçı Chelsae 1-0 kazanıyor, Nou Camp'ta ise 2-2 bitiyor maç. Gollerden biri Mourinho'nun eski öğrencisi Gudjohnsen'den geliyor. O senenin finalisti Liverpool Barça'yı 2.turda, Chelsea'yi yarı finalde eliyor.

Son eşleşme 2008-09'da yarı finalde oluyor. Bu kez Barça'nın başında Guardiola var. Chelsea'nin başında ise Hiddink. İlk maç Nou Camp'ta 0-0 bitiyor. Rövanşta ise Chelsea 10. dakikada öne geçiyor. Maç sonuna kadar Chelsea'nin 5 penaltı itirazı oluyor. Hiç biri verilmiyor. En neti ise Pique'nin eliyle topa müdahelesi oluyor. Maç boyu Barça'ya 1 tek şut şansı vermeyen Chelsea, Iniesta'nın 90+2'deki şutuna engel olamıyor ve Barça iki beraberlikle finale çıkıyor.
Son yıllardaki maçların hepsi birer klasik olarak hafızalarımızda kalıyor. Özellike Mourinho-Rijkaard karşılaşmaları gündemi hep işgal etmişti. 4-2'lik maç muhtemelen CL klasiklerinden biridir.

İlk eşleşme 99-00 sezonundaydı. İlk maçı Stamford Bridge'de Zola ve Flo'nun 2 golüyle 3-1 kazanıyordu Vialli'nin takımı. Barça'nın tek golü Figo'dan geliyordu. Rövanşta normal süreyi Barcelona 3-1 önde kapatınca maç uzatmalara gitti ve Rivaldo ve Kluivert maçı 5-1'e getirerek Chelsea'yi kupanın dışına itti.
Abramovic'in kulübü alması ve Mourinho'yu takımın başına getirmesi, eşleşmeleri daha da bir anlamlı kılmaya başladı. Tercüman Mourinho Barça'ya karşı.
2004-05 sezonu CL 2.tur. Barça'nın başında Rijkaard, ilk maç Nou Camp'ta. İlk yarı Chelsea 1-0 önde. Ancak ne oluyorsa ikinci yarı oluyor. Drogba kırmızı kart yiyor, Barcelona o dakikadan sonra 2 gol bulup maçtan 2-1 galip ayrılıyor. Mourinho maç sonu açıklamasında hakem Anders Frisk'in devre arası Rijkaard ile görüştüğünü iddia ediyor. Hem kırmızı kart hem de bu görüşme üzerine Chelsea taraftarı Anders Frisk'i ölümle tehdit etmeye başlayınca, hakem güvenliği sebebiyle düdüğünü asıyor.

Stamford Bridge'deki rövanşa Chelsea 3 golle çok hızlı başlıyor. Daha sonra Ronaldinho, belki de Şampiyonlar Ligi tarihinin en güzel gollerinden biriyle turu Barcelona'ya yaklaştırıyor. Ancak 2.devre Chelsea 4.golü bulup turu geçen taraf oluyor.
Bir sene sonra yine 2.turda, bu kez ilk maç İngiltere'de. Mourinho yıllar sonra ilk kez evinde kaybediyor Barça'ya. Rövanş Nou Camp'ta 1-1 bitse de Barça, turu geçiyor ve sonunda kupaya uzanıyor.
2006-07'de bu kez gruplarda denk geliyor Rijkaard ve Mourinho. Londra'daki maçı Chelsae 1-0 kazanıyor, Nou Camp'ta ise 2-2 bitiyor maç. Gollerden biri Mourinho'nun eski öğrencisi Gudjohnsen'den geliyor. O senenin finalisti Liverpool Barça'yı 2.turda, Chelsea'yi yarı finalde eliyor.

Son eşleşme 2008-09'da yarı finalde oluyor. Bu kez Barça'nın başında Guardiola var. Chelsea'nin başında ise Hiddink. İlk maç Nou Camp'ta 0-0 bitiyor. Rövanşta ise Chelsea 10. dakikada öne geçiyor. Maç sonuna kadar Chelsea'nin 5 penaltı itirazı oluyor. Hiç biri verilmiyor. En neti ise Pique'nin eliyle topa müdahelesi oluyor. Maç boyu Barça'ya 1 tek şut şansı vermeyen Chelsea, Iniesta'nın 90+2'deki şutuna engel olamıyor ve Barça iki beraberlikle finale çıkıyor.
Son yıllardaki maçların hepsi birer klasik olarak hafızalarımızda kalıyor. Özellike Mourinho-Rijkaard karşılaşmaları gündemi hep işgal etmişti. 4-2'lik maç muhtemelen CL klasiklerinden biridir.
Etiketler:
Efsane Eşleşmeler
Ocak 12, 2011
2011 Taraftar Haritası

Bilyoner.com üyeleri üzerinden taraftar haritası çıkarmış. Sadece üyelerden olduğu için gerçeği yansıtmaz ama bir fikir verir. Genel tahminlerde olduğu gibi GS-FB birbirine denk, Beşiktaş 3.sırada.
Harita, seçim parti haritası gibi. Eskişehirspor yine aradan başka renkte çıkmış, seçimlerde olduğu gibi. Trabzon da göstermiş kendini. Şampiyonluk sonrası bile Bursa'dan pek ses seda yok. Karşıyaka, Göztepe, Adana Demirspor ve Sivasspor listede göze batacak kadar yer bulmuşlar.
GS-FB-TS'nin kazandığı şehirler kendi renklerinde, Eskişehir sarı-siyah!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

