Ocak 14, 2011

Fabrizio Ravanelli


"Bakmayın ak saçlarına daha 28 yaşında." Bülend Karpat 1996.

Ocak 13, 2011

Sivrisinek Saz.


Yeni Malatya, Antep Belediye, Konya Torku, Beypazarı. Nasıl oluyor da süper lig takımlarına bu kadar kök söktürebiliyorlar? Cevabı rakibi küçümsemek değil, 60'ların futbolu hiç değil.

Sebebi, bizim süper lig takımlarımız futbol falan oynamıyorlar. Mali tablo, gelir-gider hikaye. Bu kadar ekonomik farka rağmen, alt liglerdekiler, üsttekilerden hiç korkmadan saldırıp, içeride dışarıda yenebiliyorsa ya da bu kadar zorlayabiliyorsa, aradaki farkı, ekonomi kisvesine sığınıp savunamazsınız.

İşinin ehli insanları gönderip, kendinize bu kadar güvenirseniz başka ne bekleyebilirsiniz? Bunca taraftar maç başlarken 'kesin kazanırız' diyemeyecek hale gelir. Sonra yabancı sınırı kalksın birilerini daha zengin edelim diye uğraşıp durursunuz. Hakemler bile kurtaramaz sizi artık.

Ders veriyor küçücük kulüpler, büyüklere ya da kendini büyük zanneden küçüklere ama davul zurna az geliyor.

Efsane Eşleşmeler ; Barcelona v Chelsea.

Abramovic, Chelsea'yi satın almadan önce Bates'in Gullit ve Vialli hamleleri Chelsea'yi saygı duyulacak bir takım haline getiriyordu. 1 Kupa Galipleri Kupası ve Süper Kupa'dan sonra, 2. Kupa Galipleri Kupası yarı finalde bitiyorud. 1999/00 sezonunda ise takım ilk kez Şampiyonlar Ligi'ne kalıyordu. Ve ilk kupa hayali çeyrek finalde Barcelona tarafından sonlandırılıyordu. Bugüne kadar 8 kez Cl'ye kalan Chelsea 5 kez Barcelona ile eşleşti. Bu sezon tekrar karşılaşırlar mı, meçhul.


İlk eşleşme 99-00 sezonundaydı. İlk maçı Stamford Bridge'de Zola ve Flo'nun 2 golüyle 3-1 kazanıyordu Vialli'nin takımı. Barça'nın tek golü Figo'dan geliyordu. Rövanşta normal süreyi Barcelona 3-1 önde kapatınca maç uzatmalara gitti ve Rivaldo ve Kluivert maçı 5-1'e getirerek Chelsea'yi kupanın dışına itti.

Abramovic'in kulübü alması ve Mourinho'yu takımın başına getirmesi, eşleşmeleri daha da bir anlamlı kılmaya başladı. Tercüman Mourinho Barça'ya karşı.

2004-05 sezonu CL 2.tur. Barça'nın başında Rijkaard, ilk maç Nou Camp'ta. İlk yarı Chelsea 1-0 önde. Ancak ne oluyorsa ikinci yarı oluyor. Drogba kırmızı kart yiyor, Barcelona o dakikadan sonra 2 gol bulup maçtan 2-1 galip ayrılıyor. Mourinho maç sonu açıklamasında hakem Anders Frisk'in devre arası Rijkaard ile görüştüğünü iddia ediyor. Hem kırmızı kart hem de bu görüşme üzerine Chelsea taraftarı Anders Frisk'i ölümle tehdit etmeye başlayınca, hakem güvenliği sebebiyle düdüğünü asıyor.



Stamford Bridge'deki rövanşa Chelsea 3 golle çok hızlı başlıyor. Daha sonra Ronaldinho, belki de Şampiyonlar Ligi tarihinin en güzel gollerinden biriyle turu Barcelona'ya yaklaştırıyor. Ancak 2.devre Chelsea 4.golü bulup turu geçen taraf oluyor.

Bir sene sonra yine 2.turda, bu kez ilk maç İngiltere'de. Mourinho yıllar sonra ilk kez evinde kaybediyor Barça'ya. Rövanş Nou Camp'ta 1-1 bitse de Barça, turu geçiyor ve sonunda kupaya uzanıyor.

2006-07'de bu kez gruplarda denk geliyor Rijkaard ve Mourinho. Londra'daki maçı Chelsae 1-0 kazanıyor, Nou Camp'ta ise 2-2 bitiyor maç. Gollerden biri Mourinho'nun eski öğrencisi Gudjohnsen'den geliyor. O senenin finalisti Liverpool Barça'yı 2.turda, Chelsea'yi yarı finalde eliyor.


Son eşleşme 2008-09'da yarı finalde oluyor. Bu kez Barça'nın başında Guardiola var. Chelsea'nin başında ise Hiddink. İlk maç Nou Camp'ta 0-0 bitiyor. Rövanşta ise Chelsea 10. dakikada öne geçiyor. Maç sonuna kadar Chelsea'nin 5 penaltı itirazı oluyor. Hiç biri verilmiyor. En neti ise Pique'nin eliyle topa müdahelesi oluyor. Maç boyu Barça'ya 1 tek şut şansı vermeyen Chelsea, Iniesta'nın 90+2'deki şutuna engel olamıyor ve Barça iki beraberlikle finale çıkıyor.

Son yıllardaki maçların hepsi birer klasik olarak hafızalarımızda kalıyor. Özellike Mourinho-Rijkaard karşılaşmaları gündemi hep işgal etmişti. 4-2'lik maç muhtemelen CL klasiklerinden biridir.

Ocak 12, 2011

2011 Taraftar Haritası


Bilyoner.com üyeleri üzerinden taraftar haritası çıkarmış. Sadece üyelerden olduğu için gerçeği yansıtmaz ama bir fikir verir. Genel tahminlerde olduğu gibi GS-FB birbirine denk, Beşiktaş 3.sırada.

Harita, seçim parti haritası gibi. Eskişehirspor yine aradan başka renkte çıkmış, seçimlerde olduğu gibi. Trabzon da göstermiş kendini. Şampiyonluk sonrası bile Bursa'dan pek ses seda yok. Karşıyaka, Göztepe, Adana Demirspor ve Sivasspor listede göze batacak kadar yer bulmuşlar.

GS-FB-TS'nin kazandığı şehirler kendi renklerinde, Eskişehir sarı-siyah!

Kapak


Allah'ın sopası yok. Kazım'ın ne işi var bu takımda dedik, geldi tarihe geçti Sami Yen'deki son golü atıp. Servet Efendi rövaşatasıyla kilidi açtı. Sevinmedim mi sevindim. Tükürdüğümüzü de yalamış olduk, Ali Sami Yen'in bize son bir dersi olsun bu da.

Bugünün en önemli olayı eski-yeni, futbolcu-yönetici-hoca herkesin kenetlenmesiydi. Taraftar maç içinde karışsa da maç sonu omuz omuzaydı. Ama taraftar ve yönetim-futbolcu sorunu çözülecek gibi gözükmüyor bir müddet daha. Yuhalamalardan nasibini alan çok oldu bugün.

Maçın yıldızı Culio-Kazım'dı şüphesiz. Culio 1 asist, 1 de atak başlattı, Kazım 1 gol attı 1 attırdı. Böyle devam etmesi, imkansız olduğunu bilsek de, tek temennimiz. Aykut-Barış-Aydın'ın şu vasat takımda, güçsüz bir rakip karşısında bile en zayıf halka olmakta ısrar etmeleri de enteresan.

Hagi'nin maç sonu Kazım için; 'Doğru rengi giyiyor, iyi oynayacak' demecini Türkçe vermesi de ayrı bir güven Kazım'a.

Ocak 11, 2011

Bir Veda Havası.



Şovu, maçı, Culio'yu, Kazım'ı, Servet'i geçelim. Tugay'ın göz yaşları, yıllar sonra kapanıştan aklımda kalacak tek şey olacak.

Beckham @Tottenham




Related Posts with Thumbnails